Mehmed Reşad’ın Kılıç Kuşanma Töreni
1909’da cülustan sonra yapılan ayrı bir merasim
Mehmed Reşad’ın kılıç kuşanma töreni, yeni hükümdarın Eyüp’e giderek hanedan geleneğini halka açık bir alayla sürdürmesiydi. Tahta çıkış, biat, anayasal yemin ve kılıç kuşanma birbiriyle ilişkili olsa da aynı işlem veya aynı gün değildir. Cevdet Küçük’ün verdiği kronolojiye göre Reşad, 27 Nisan 1909’da hükümdar oldu ve Harbiye Nezareti’nde kendisine biat edildi. Meclis üyelerinin tümü orada bulunmadığı için yemin 20 Mayıs’ta mecliste tekrarlandı. Eyüp merasimini bu son tarihle karıştırmamak gerekir.
Kılıç alayının tarihi ve anlamı
Fatih Tetik, kılıç alayını 10 Mayıs 1909’a tarihler; Konya Mevlevîhânesi postnişini Abdülhalim Çelebi’nin ve Şeyhülislâm Sâhib Bey’in katılımını belirtir. Bu tarih, tahta çıkıştan sonraki günlerde gerçekleşen ayrı bir törene işaret eder. Reşad’ın Mevlevî çevrelerle ilişkisi, merasimin katılımcılarını anlamaya yardımcı olur; fakat buradan bütün Osmanlı padişahlarına aynı kişinin veya aynı makamın kılıç kuşattığı sonucu çıkarılamaz.
Abdülkadir Özcan’ın açıkladığı üzere kılıç, hükümdarlık ve gazâ düşüncesiyle bağlantılı bir alâmetti. Resmî kayıtlarda taklîd-i seyf gibi adlarla anılan uygulamanın Osmanlılardaki başlangıcı kesin biçimde belirlenememektedir. Merasimi Osman Gazi’den son padişaha kadar hiç değişmeden devam etmiş tek bir protokol olarak anlatmak, kaynakların gösterdiği değişiklikleri örter. Reşad’ın töreni de kendi zamanının ulaşım imkânları, devlet görevlileri ve meşrutiyet ortamı içinde değerlendirilmelidir.
Dolmabahçe’den Haliç’e gidiş
Özcan’ın Büyük İstanbul Tarihi’ndeki anlatımı, padişahın Dolmabahçe rıhtımından Söğütlü vapuruyla hareket ettiğini belirtir. Saray önündeki savaş gemileri ve daha sonra Haliç’teki gemiler top atışlarıyla selam verir. Böylece saraydan Eyüp’e ulaşım, yalnız bir yer değiştirme değil, hükümdarın şehir önündeki resmî görünümünün bir parçası olur.
Eyüp’te karşılama ve türbe içindeki merasim birbirini izler. Kaynak, Ertuğrul Bandosu’nun Sultan Reşad Marşı’nı çaldığını; padişahın asker ve halkın arasından geçerek camiye, ardından türbeye girdiğini aktarır. Deniz yolundaki selamlama, karadaki kalabalık ve kapalı mekândaki dinî uygulama, aynı alayın farklı safhalarıdır.
Türbedeki kılıç kuşatma
Özcan’ın Mehmet Zeki Pakalın’dan aktardığı kayda göre Eyüp Camii ve Türbesi hazırlanmış, türbede değerli kumaşlarla örtülü bir oturma yeri düzenlenmişti. Kullanılan kılıç kaynakta Hz. Ömer’e ait olarak tanıtılır. Burada bu ifade, tören nesnesinin gelenekteki aidiyetini bildirir; silahın maddî tarihinin bu yazıda ayrıca kanıtlandığı anlamına gelmez.
Fetih sûresinin okunmasından sonra Abdülhalim Çelebi kılıcı hükümdarın beline takar. İki rekât namaz ve dua merasimi tamamlayan uygulamalardır. Sahnede yer alan görevlileri, Mevlevî katılımını ve türbenin anlamını birlikte düşünmek, yalnız kılıcın görünüşüne odaklanmaktan daha açıklayıcıdır. Yazıdaki temsilî çizim, bu hazırlık bağlamını anlatır; gerçek kişilerin portresi veya türbenin birebir görüntüsü değildir.
Kara yoluyla dönüş ve meşrutiyet bağlamı
Özcan, dönüşte padişahın arabayla Edirnekapı’dan şehre girdiğini, Fatih Sultan Mehmed’in türbesini ziyaret ettiğini ve Dolmabahçe’ye döndüğünü kaydeder. Gidişte deniz, dönüşte kara yolunun kullanılması, alayın şehirde farklı kesimlerce görülmesini sağlar. Seyirciler ve güzergâh, törenin yalnız türbe içinde gerçekleşen bir işlem olmadığını gösterir.
Bununla birlikte eski bir merasimin sürdürülmesi, hükümdarın önceki yüzyıllardaki siyasî yetkilerinin de aynen sürdüğü anlamına gelmez. Küçük’ün anayasal çerçeveye ilişkin açıklaması ile Tetik’in yönetim tarzı incelemesi bu ayrımı görünür kılar. Kılıç alayı sembolik devamlılık taşırken Reşad’ın saltanatı meşrutî kurumlar içinde yürür. Bu bakımdan merasimin görünürlüğü ile hükümdarın karar gücü ayrı değerlendirilmelidir. Ayrıca bu, Osmanlıların son kılıç alayı değildir; Özcan, Vahdeddin için de benzer bir merasim yapıldığını belirtir. Eski kartpostalın yalnız kıyafetine bakarak tarihini veya hükümdarın kimliğini kesinleştirmek de güvenilir değildir.
Kaynakça
- Abdülkadir Özcan, “Kılıç Alayı” maddesi, TDV İslâm Ansiklopedisi, güncel elektronik sürüm. Maddeyi incele.
- Abdülkadir Özcan, “İstanbul’da Cülus ve Kılıç Kuşanma Törenleri”, Antik Çağ’dan XXI. Yüzyıla Büyük İstanbul Tarihi, c. 3, 2015. Çalışmayı incele.
- Cevdet Küçük, “Mehmed V” maddesi, TDV İslâm Ansiklopedisi, 2003. Maddeyi incele.
- Fatih Tetik, “Meşrutiyet Padişahı Olarak Sultan V. Mehmed Reşad’ın Mizacı ve Yönetim Tarzı”, Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi 37, 2017, s. 97–122; tören tarihi ve katılım için s. 106, dipnot 33. Makaleyi incele.