Alemdar Mustafa Paşa ve Rusçuk Yârânı
Alemdar Mustafa Paşa, Tuna boylarının güçlü âyanı olarak III. Selim'in reform hareketinin en ateşli destekçilerinden biri oldu. Yanına sığınan reformcu aydınlar Rusçuk Yârânı adıyla tanındı. Alemdar Paşa 1808'de İstanbul'a yürüyerek III. Selim'i kurtarmayı ve tahtı geri almayı hedefledi; ancak III. Selim'i kurtaramadı, yerine II. Mahmud'u tahta çıkardı ve sadrazam olarak Sened-i İttifak'ı imzalattı.
Alemdar Mustafa Paşa, Balkanlarda büyük nüfuz sahibi bir Osmanlı askeri lideri olarak 19. yüzyılın başında sahneye çıktı. Rusçuk (bugünkü Ruse, Bulgaristan) âyanı olarak uzun süre Tuna boylarında hüküm sürdü. Cesur, mert ve vatansever kişiliğiyle tanınan Alemdar Paşa, III. Selim'in yenilik hareketlerine gönülden inanmış ve bu harekete bağlılık duygusuyla hareket etmişti. Her ne kadar tahsil görmemiş olsa da güçlü sezgisi ve pratik zekâsıyla büyük bir siyasi etki oluşturdu.
III. Selim'in tahttan indirilmesinin ardından Nizam-ı Cedid taraftarları büyük bir tehlikeyle yüz yüze geldi. İsyancılar bazı reform yanlılarını yakaladı, mallarını yağmaladı, bir kısmını öldürdü. Ancak Reisülküttap Mehmed Said Galib Efendi, Sadaret Kethüdası Mustafa Refik Efendi, Başmuhasebeci Abdullah Ramiz Efendi ve Tuna Yalısı Mübayaacısı Mehmed Bekir Efendi gibi değerli devlet adamları Rusçuk'a sığınarak Alemdar Paşa'nın himayesine girdiler. Bu kişiler tarihte Rusçuk Yârânı olarak anıldı.
Rusçuk Yârânı, cahil ama vatansever Alemdar Paşa için son derece değerli bir entelektüel kaynak oluşturuyordu. Onun bilmediği devlet meselelerini açıklıyorlar, İstanbul'daki siyasi gelişmeleri aktarıyorlar ve Alemdar Paşa'nın dış politikaya bakışını şekillendiriyorlardı. Bu beraberlik; cahillikle bilgeliğin, kaba kuvvetle ince zekânın birbirini tamamladığı nadir bir ortaklık örneğiydi.
Alemdar Paşa cephede de başarılarını sürdürdü. 1807 yılında İsmail önünde Rusları büyük bir yenilgiye uğratarak Tuna cephesinde Osmanlı savunmasını tahkim etti. Bu zafer onun prestijini daha da artırdı; hem askeri hem siyasi açıdan Balkanlarda en güçlü isim hâline geldi.
Alemdar Paşa, 1808 yılında büyük bir kuvvetle İstanbul'a yürüdü. Amacı açıktı: III. Selim'i tekrar tahta çıkarmak. Ancak saraya girdiğinde III. Selim'in az önce öldürüldüğünü öğrendi. Büyük bir acı ve öfkeyle sarsılan Alemdar Paşa, hâlâ hayatta olan şehzade Mahmud'u bularak onu tahta oturttu; IV. Mustafa tahttan indirildi.
Sadrazam olan Alemdar Mustafa Paşa, ülkenin önde gelen âyanlarını İstanbul'a davet ederek tarihin ilk anayasal düzenleme girişimlerinden biri sayılan Sened-i İttifak'ı imzalattı (1808). Bu belge, merkezi yönetim ile taşra güçleri arasındaki ilişkileri düzenlemek ve karşılıklı yükümlülükler tesis etmek amacıyla hazırlandı. Ancak Alemdar Paşa'nın sadrazamlığı uzun sürmedi; Kasım 1808'de yeniçerilerin çıkardığı yeni bir isyanda sarayı dört bir yandan kuşatan yeniçerilere teslim olmak yerine barut deposunu ateşleyerek hayatına son verdi.