Edirne Vakası (1703)
Şeyhülislam Diktatörlüğüne ve İstanbul'dan Kopuşa Karşı Halk İsyanı
Edirne Vakası, 1703 yılında Şeyhülislam Feyzullah Efendi'nin yarattığı diktatörlük düzenine ve Sultan II. Mustafa'nın Edirne'de kapanmasına karşı başlayan, önce İstanbul'da ardından Edirne'ye kadar uzanan büyük halk ve asker isyanıdır. İsyan, Sultan II. Mustafa'nın tahttan çekilmesine ve kardeşi III. Ahmed'in padişah olmasına zemin hazırlamıştır.
Sultan II. Mustafa'nın saltanatının son yıllarında Osmanlı başkentinde derin bir siyasi kriz baş gösterdi. Padişahın hocası ve şeyhülislamı olan Feyzullah Efendi, devlet üzerinde neredeyse sınırsız bir nüfuz kurmuştu. Bütün yakınlarını yüksek mevkilere yerleştiren, sadrazamlara bile boyun eğdiren bu güçlü şeyhülislam, zamanla gerçek bir diktatöre dönüştü. Asker ve halk arasında hoşnutsuzluk gittikçe tırmandı. Öte yandan Karlofça Antlaşması ile kaybedilen topraklar ve devam eden askerî başarısızlıklar toplumsal gerilimi daha da artırdı. Padişahın ise bu sorunlarla ilgilenmek yerine Edirne'ye kapanması ve zamanının büyük bölümünü av partilerinde geçirmesi İstanbul halkının sabrını iyice taşırdı.
Olaylar 1703 yazında su üstüne çıktı. İstanbul'da Sultanahmet Meydanı'nda toplanan yeniçerilere ulemanın ve halkın katılımıyla büyük bir kalabalık oluştu. Başlangıçta yalnızca bazı devlet adamlarının azlini talep eden bu kalabalık, dileklerinin karşılıksız kalması üzerine Edirne'ye doğru yürüyüşe geçti. Sayıları ellibini bulan isyancılar Babaeski'ye ulaştıklarında artık padişahı da istemeyeceklerini açıkça ilan ettiler.
Sultan II. Mustafa, isyancılara karşı kendi taraftarı olan askerlerden bir kuvvet gönderdi; ancak bu kuvvetler halk saflarına katıldı. Padişah, kalabalığın önüne geçmenin artık mümkün olmadığını görünce uzun süre ertelediği Feyzullah Efendi'nin azlini kabul etti. Fakat bu adım geç kalmıştı; âsiler padişahın tahttan indirilmesi için gerekli fetvayı çoktan almışlardı. Şeyhülislam Feyzullah Efendi isyancılar tarafından yakalanarak linç edildi; bu kanlı son, Osmanlı tarihinde şeyhülislamların uğradığı nadir şiddet örneklerinden biri olarak tarihe geçti.
Sultan II. Mustafa, kardeşi Şehzade Ahmed'e haber göndererek tahtı devretmeye razı olduğunu bildirdi ve Ahmed'i Edirne'ye çağırdı. 22 Ağustos 1703'te II. Mustafa tahttan indi; aynı gün kardeşi Sultan III. Ahmed padişah ilan edildi. İktidar böylece, silahlı bir çatışma olmaksızın el değiştirdi.
Edirne Vakası, Osmanlı siyasi tarihinde birkaç açıdan dönüm noktası niteliği taşır. Başkentin Edirne'ye taşınması gibi alışılmadık bir uygulamanın yol açtığı yönetim boşluğunu ve halk gözündeki meşruiyet krizini dramatik biçimde ortaya koymuştur. Aynı zamanda askerin ve halkın bir araya gelerek padişah değişikliği talep etmesi, bu tür güç dinamiklerinin Osmanlı siyasetindeki yerini tescil etmiştir. Sultan III. Ahmed'in tahta çıkışıyla Osmanlı yönetim merkezi yeniden İstanbul'a döndü; başkentin Edirne'de tutulması uygulamasına son verildi.