Karlofça Antlaşması (1699)

Osmanlı'nın Batı Üstünlüğünü Kaybettiği Dönüm Noktası

Karlofça Antlaşması, 1699 yılında Osmanlı Devleti ile Avusturya, Venedik, Lehistan ve Rusya arasında imzalanan ve Osmanlı'nın ilk büyük toprak kayıplarını resmileştiren tarihi belgedir. Bu antlaşmayla Osmanlı, Macaristan başta olmak üzere geniş toprakları kaybetmiş; Batı karşısındaki üstünlük dönemi fiilen sona ermiştir.

Karlofça Antlaşması, Osmanlı İmparatorluğu'nun tarihinde gerileme döneminin başlangıcını belgeleyen en önemli diplomatik belgedir. 1683 yılında başlayan Kutsal İttifak Savaşları, Osmanlı kuvvetlerinin Viyana önünde geri çekilmesiyle başlamış ve on altı yıl boyunca devam etmiştir. Bu uzun ve yıpratıcı savaş döneminde Osmanlı ordusu, Avusturya, Venedik, Lehistan ve Rusya'dan oluşan Kutsal İttifak karşısında ağır yenilgiler almıştır. 1691 Salankamen Muharebesi'nde cesur ve başarılı sadrazam Fazıl Mustafa Paşa şehit düşmüş, bu kayıp Osmanlı ordusunun manevi çöküşünü hızlandırmıştır. 1697 Zenta Muharebesi ise Prens Eugen komutasındaki Avusturya kuvvetlerinin Tisa Nehri'ni geçen Osmanlı ordusunu baskına uğratmasıyla kesin bir bozgunla sonuçlanmış; sadrazam dahil pek çok kumandan hayatını kaybetmiş, onlarca top ve binlerce deve ile ağırlık düşman eline geçmiştir. Bu ağır yenilgilerin ardından barış müzakereleri kaçınılmaz hale geldi. Her iki taraf da savaşın uzamasından yorulmuştu. Avusturya, Batı'da yükselen Fransa tehdidine karşı güçlerini yeniden toplamak istiyordu. Osmanlı cephesinde ise yeniçerilerin bozulmuş disiplini ve hazinedeki açık barışı zorunlu kılıyordu. Müzakereler için çeşitli yerler önerildi; nihayetinde Belgrad'ın kuzeybatısındaki Karlofça kasabası barış görüşmeleri için seçildi ve uzun müzakereler sonucunda 26 Ocak 1699'da antlaşma imzalandı. Yirmi maddelik Karlofça Antlaşması'na göre Macaristan, Slovenya ve Transilvanya'nın tamamı Avusturya'ya bırakıldı. Hırvatistan da Avusturya denetimine geçerken Bosna Osmanlı'da kaldı. Semendire sancağı dışında Budin eyaleti de Türk topraklarından çıktı; böylece Belgrad neredeyse bir sınır şehri konumuna geldi. Venedik, Mora Yarımadası ile Dalmaçya'nın bir kısmını aldı; Cerigo, Cerigotto ve diğer bazı adalar da Venedik'e bırakıldı. Lehistan ise Podolya, Galiçya'nın Türk kesimi ve Kamaniçe Kalesi'ni elde etti. Dinyester Nehri Osmanlı ile Lehistan arasındaki sınır olarak belirlendi. Rusya ise bu antlaşmaya dahil olmayarak yalnızca iki yıllık ateşkesle yetindi; ancak sonradan ayrı bir antlaşmayla Azak ve çevresini aldı. Karlofça Antlaşması, Osmanlı Devleti için yalnızca bir toprak kaybı belgesi değil; aynı zamanda devletin Batı karşısındaki siyasi ve askeri üstünlüğünü yitirdiğinin açıkça kabulüdür. Osmanlı bu antlaşmaya kadar imzaladığı tüm barış belgelerinde galip taraf konumundayken artık mağlup taraf sıfatıyla masaya oturmak zorunda kalmıştır. Sultan II. Mustafa, bu antlaşmadan duyduğu derin üzüntüyü gizleyememiş; Rusların Karadeniz'e inmelerini önlemek için kararlı bir tutum sergilemiş ve "Rusları sarayımın içine bırakırım da Karadeniz'de dolaşmalarına asla izin vermem" diyerek bu konudaki kesin tavrını ortaya koymuştur. Antlaşma, Osmanlı tarih yazımında ve tarih bilincinde gerileme döneminin simgesi olarak yerini almış; sonraki kuşaklar için hem bir uyarı hem de aşılması gereken bir yenilginin belgesi olmuştur.