Sultan II. Mustafa
Savaşçı Padişah: Zaferlerin ve Karlofça'nın Gölgesinde Bir Saltanat
Sultan II. Mustafa, 1695'te büyük bir kararlılıkla Osmanlı tahtına oturmuş; ordunun başında sefere çıkan son padişah olarak tarihe geçmiştir. Sakız'ı kurtarmış, Avusturya cephesinde önemli zaferler kazanmış; ancak saltanatının sonunda Zenta Bozgunu ve Karlofça Antlaşması ile gerileme döneminin damgasını yemiş bir hükümdardır.
Sultan II. Mustafa, 1664 yılında IV. Mehmed ile Rabia Gülnuş Sultan'ın oğlu olarak dünyaya geldi. Babası IV. Mehmed'in uzun saltanat döneminin ardından amcası II. Ahmet'in 6 Şubat 1695'te Edirne'de ölümüyle taht boşaldığında, Mustafa kimseyi beklemeden Edirne Sarayı'ndaki taht odasına geçti ve devlet ileri gelenlerinden biat istedi. Bu hızlı hareketi, amcasının küçük yaştaki oğlunun tahta çıkarılmasını ve ardından oluşacak vasi iktidarını önlemeye yönelikti. Tahta çıkmasından üç gün sonra yayımladığı hatt-ı hümayun ise o güne değin eşi görülmemiş bir açıklığa sahipti: Babasının saltanatından bu yana süregelen ihmal ve savurganlıktan açıkça söz ediyor, "bundan sonraki hayatımızda zevk ve sefayı kendimize haram eyledik" diyerek orduyla birlikte sefere çıkma niyetini ilan ediyordu.
Mustafa tahta çıktığında 31 yaşındaydı. İyi bir eğitim görmüştü; hattatlık sanatında büyük usta Hafız Osman'dan dersler almış, en iyi okçular arasında sayılıyordu. Şiirlerini "İkbalî" mahlasıyla yazar, yazdığı hatların altına "Derviş Mustafa" imzasını atardı. Fakat askerlik tutkusu her şeyin önündeydi.
İlk önemli hareketi, Venedik donanmasının elinde bulunan Sakız Adası'nı geri almak oldu. Denizci Mezomorto Hüseyin Paşa komutasındaki Türk donanması, düşman gemilerini Koyun Adaları açıklarında iki ayrı deniz muharebesinde peş peşe yenilgiye uğrattı. 22 Şubat 1695'te Sakız yeniden Osmanlı topraklarına katıldı. Bu zafer, padişahın ordunun başında bizzat sahaya çıkacağının habercisiydi.
Avusturya cephesinde II. Mustafa, birden fazla sefer düzenledi. 1695 Olaş zaferinde Kırım atlılarıyla birlikte düşmanı çevirme taktiğiyle büyük bir yenilgiye uğrattı; Avusturya'nın ünlü kumandanı Veterani savaş meydanında can verdi. 1696'da Tameşvar alındı. Padişah "ölmek var, dönmek yok" diyerek askerin önüne yalın kılıç geçiyor, bu cesur tutum orduya büyük moral veriyordu.
Ne var ki 1697'deki Zenta Muharebesi tüm bu zaferlerin gölgesini sildi. Prens Eugen komutasındaki Avusturya kuvvetleri, Tisa Nehri'ni geçmekte olan Osmanlı ordusunu baskına uğrattı. Hain bir paşanın Avusturya'ya sızdırdığı bilgilerle kurulan bu tuzakta yaklaşık otuz bin Türk askeri hayatını kaybetti, binlerce kişi nehirde boğuldu; top ve ağırlıklar düşman eline geçti. Bu yenilgi Macaristan'ı fiilen Avusturya'ya bıraktı.
Karlofça Antlaşması (1699), bu yenilgilerin diplomatik tescili oldu ve geniş toprakların kaybıyla sonuçlandı. Üzüntüyle Edirne'ye çekilen Sultan II. Mustafa, hocasının aşırı nüfuzundan kaynaklanan iç huzursuzluklarla da boğuştu. 1703'te başlayan Edirne Vakası isyanıyla tahttan inmek zorunda kaldı. 29 Aralık 1703'te kırk yaşında hayatını kaybeden II. Mustafa, ordunun başında bizzat sefere çıkan son Osmanlı padişahı olarak tarihteki yerini almıştır.
Diğer isimleri: Mustafa II, İkbalî (şiir mahlası), Derviş Mustafa