18. Yüzyılda Osmanlı'nın İmzaladığı En Başarılı Barış: Belgrad'ın Geri Alınması
Tarih: 18 Eylül 1739
Belgrad
Belgrad Antlaşması, Sultan I. Mahmud döneminde 1739'da Osmanlı ve Avusturya arasında imzalanan; Belgrad, Semendire ve Orsova'yı yeniden Osmanlı topraklarına katan önemli bir barış belgesidir. 18. yüzyılda Osmanlı'nın imzaladığı en kazançlı antlaşma olarak değerlendirilen bu metin, ardından otuz yıl sürecek bir sükûnet döneminin başlangıcını işaret etmektedir.
Belgrad Antlaşması (1739)
Belgrad Antlaşması, 18. yüzyıl Osmanlı diplomasisinin en parlak sayfasıdır. 1736'da başlayan ve hem Avusturya hem de Rusya ile aynı anda yürütülen zorlu savaşın ardından imzalanan bu antlaşma, Osmanlı'nın otuz yıl boyunca Batı cephesinde rahat bir nefes almasını sağladı.
Savaş süresince Osmanlı orduları birçok cephede kahramanca mücadele etti. Özellikle Banyaluka Muharebesi'nde Avusturya'ya ağır kayıplar verildi. Orsova kalesi geri alındı. Niş'teki kayıp telafi edilerek Semendire ve Belgrad önlerinde büyük bir zafer kazanıldı. Avusturya ordusu Belgrad-Semendire hattında Hacı İvaz Mehmed Paşa komutasındaki Osmanlı kuvvetleri tarafından kesin bir bozguna uğratıldı. Bu askeri baskı karşısında Avusturya barış masasına oturmak zorunda kaldı.
Savaşın son halkası olan bu askeri başarının ardından diplomatik süreç başladı. Müzakerelerde Fransa arabulucu rol üstlendi. 18 Eylül 1739'da imzalanan Belgrad Antlaşması'na göre Belgrad, Semendire, Orsova, Böğürdelen ve Adakale Avusturyalılardan alınarak Osmanlı topraklarına katıldı. Bu geri alım oldukça önemliydi; çünkü Belgrad 1717'den bu yana, yani yirmi iki yıl boyunca Avusturya işgali altında kalmıştı.
Rusya ile de ayrı bir antlaşma imzalandı. Bu antlaşmaya göre Azak Kalesi yıkılacak ve her iki taraf da burada yeni bir kale yapmayacaktı. Rusya, işgal ettiği Hotin ve Yaş şehirlerini Osmanlı'ya iade edecekti. İki taraf da Kuzey Kafkasya'ya müdahale etmeyecek, Kazaklar Kırım'a akın yapmaktan vazgeçecekti.
Belgrad Antlaşması, 18. yüzyılda Osmanlı'nın imzaladığı en başarılı uluslararası belge olarak nitelendirilir. Bunun ardında yalnızca askeri zaferler değil, Osmanlı diplomatlarının da ustalıklı tutumu yatmaktadır. Arabuluculuk yapan Fransızlara verilen ticari imtiyazlar ise antlaşmanın gölgeli yanını oluşturur; bu imtiyazlar zamanla Osmanlı aleyhine işleyecek kapitülasyon mekanizmasının erken bir örneği olarak kayıt altına geçmiştir. Bununla birlikte antlaşmanın Osmanlı'ya kazandırdığı otuz yıllık Avrupa barışı, devletin kendini yenilemesi için değerli bir fırsat sundu.
Bu sitede deneyiminizi geliştirmek için zorunlu ve analitik çerezler kullanılmaktadır.
Çerezler kişisel bilgilerinizi üçüncü taraflarla paylaşmaz.
Çerez Politikası →