Savaşın Öncesi
Varna Muharebesi'ndeki yenilgiden kurtulan Macar komutanı Hunyadi Yanoş, Osmanlı'ya karşı intikam almak ve Balkanlar'daki Hristiyan hâkimiyetini yeniden tesis etmek için yeni bir sefer hazırlığına girişti. 1448 yılında Macar, Eflâk ve çeşitli Hristiyan gönüllülerden oluşan bir ordu topladı. Arnavutluk'taki İskender Bey ile ittifak kurarak iki koldan Osmanlı'ya saldırmayı planladı. Ancak Sultan II. Murad, bu planı önceden öğrenerek hızla harekete geçti.
Üç Günlük Meydan Savaşı
İki ordu, 1389'daki I. Kosova Muharebesi'nin yaşandığı aynı ovada karşılaştı. Bu sembolik önem, her iki taraf için de büyük bir motivasyon kaynağıydı. 17 Ekim 1448'de başlayan savaş, üç gün süren şiddetli çatışmalarla devam etti. İlk gün karşılıklı saldırılarla geçti; Hunyadi'nin hafif süvarileri Osmanlı kanatlarında baskı oluşturdu. İkinci gün, Eflâk kuvvetlerinin savaş meydanından çekilmesi Haçlı ordusunun dengesini bozdu.
Osmanlı Zaferi
Üçüncü gün Sultan II. Murad, tüm kuvvetleriyle genel taarruza geçti. Turahan Bey'in komutasındaki akıncılar, Hunyadi'nin ordusunu çevirme manevrasına girişti. Osmanlı yeniçerilerinin merkezden yaptığı baskı ve kanat saldırılarının birleşmesiyle Haçlı ordusu çöktü. Hunyadi Yanoş bir kez daha savaş meydanından güçlükle kaçtı, ancak kaçarken Sırp Despotu tarafından yakalandı ve bir süre esir tutuldu.
İskender Bey'in Gecikmesi
Hunyadi Yanoş'un planladığı iki kollu saldırının ikinci ayağı olan İskender Bey'in Arnavutluk'tan gelen kuvvetleri, savaşa yetişemedi. Sultan II. Murad'ın hızlı hareket etmesi ve İskender Bey'in yolunun kesilmesi, Haçlı planının başarısızlığının önemli nedenlerinden biriydi. Bu durum, Sultan II. Murad'ın askeri stratejisinin ne kadar etkili olduğunu ortaya koymaktadır.
Tarihsel Sonuçları
II. Kosova Muharebesi, Osmanlı'nın Balkan hâkimiyetini kesin olarak tescil eden son büyük meydan savaşı oldu. Bu zaferden sonra Avrupa devletleri, Osmanlı'yı Balkanlar'dan çıkarma umudunu büyük ölçüde kaybetti. Sultan II. Murad, hem Varna hem de II. Kosova zaferlerini kazanarak Osmanlı tarihinin en başarılı askeri padişahlarından biri olduğunu kanıtladı. Bu iki zafer, oğlu Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul'u kuşatması için gerekli stratejik güvenliği sağladı.