Macaristan ve Hunyadi János Mücadelesi

Balkanlar İçin Ölüm Kalım Savaşı

Macaristan başkomutanı Hunyadi János (Yanoş), on beşinci yüzyılın ortasında Osmanlı yayılmasına karşı duran en güçlü Hristiyan askeri liderdir. Mezid Bey'i Erdel'de bozguna uğratması Avrupa'da büyük umut yarattı; ancak Varna ve II. Kosova muharebeleri bu umutları söndürdü. Hunyadi, Osmanlı ile Macaristan arasındaki mücadeleyi onlarca yıl kişisel kararlılığıyla ayakta tutan ama sonunda iki büyük yenilgiyle Balkan politikasını köklü biçimde değiştiren bir figür olarak tarihe geçti.

Hunyadi János, Erdel kökenli bir Macar soylususu ve ordunun başkomutanıydı. Osmanlı kuvvetlerini durdurmak için hem askeri hem diplomatik pek çok girişimde bulundu. Onun Osmanlılarla ilk önemli karşılaşması 1440'ların başına rastlar. Mezid Bey komutasındaki yirmi beş bin kişilik Türk akıncı ordusuyla Erdel içlerinde çarpışmaya girdi. Bu savaşta Hunyadi son derece ustaca bir savaş hilesi uyguladı. Yüzbaşılarından Simon adlı yürekli bir subay, Hunyadi'nin zırhını, miğferini ve kara koşumlu kızıl atını üstlenerek Türk birliklerinin dikkatini kendine çekti. Türk süvarileri bu fedakâr subayı Hunyadi sanarak onu etkisiz kılmaya odaklanırken gerçek Hunyadi gizli bir geçitten dolaşarak Türk ordusuna arkadan vurdu. Bu taktik sonucunda yirmi beş bin kişilik Türk ordusundan yirmi bini şehit oldu; Mezid Bey ve iki oğlu da hayatını kaybetti. Hunyadi bu zaferin ardından Avrupa'nın gözdesi haline geldi. Papanın, Venedik'in ve Alman imparatorunun desteğiyle yeni bir Haçlı ordusu oluşturdu. Bu ordu Osmanlılara karşı birkaç kez harekete geçti. Macar ordularının başarısı, yeni bir Haçlı hareketinin tohumlarını attı; sonuçta Edirne-Segedin Antlaşması müzakerelerinde Macaristan güçlü bir pozisyonda oturdu. Ancak antlaşmayı bozmak için en yüksek sesi çıkaran da Hunyadi oldu. Bulgaristan krallığı vaadiyle ikna edilen Hunyadi, Varna Seferi'nin baş mimarlarından biri oldu. Bu seferde ise Türk askeri dehası önünde yeteneklerinin sınırlarını gördü. Yüz bin kişilik Haçlı ordusu Osmanlıların tuzağına düştü; Kral Ladislas hayatını kaybetti; Hunyadi bizzat kaçarak hayatta kalmayı başardı. Dört yıl sonra II. Kosova'da son bir girişimde bulundu. Bu sefer de II. Murad'ın stratejik dehası önünde eğilmek zorunda kaldı; akşam karanlığında ordusunu bırakıp kaçtı. II. Kosova yenilgisi Hunyadi'nin siyasi itibarını yerle bir etti. Ancak tarih bütünüyle değerlendirildiğinde Hunyadi, Osmanlı'nın Balkanlar'da kolayca ilerleyemeyeceğini kanıtlamış, sınırı koruma mücadelesini onlarca yıl sürdürmüş ve Macaristan savunmasına önemli katkılar yapmış bir komutan olarak öne çıkar.