İzmit’in fethi, Bizans’ın Marmara’nın doğu ucundaki büyük liman şehri Nikomedeia’nın — Osmanlı kaynaklarındaki adıyla İznikmid’in — Orhan Gazi döneminde Osmanlı hâkimiyetine geçmesidir. Şehir, kuruluş devrinin en uzun süren kuşatmalarından birinin sonunda, doğrudan bir hücumla değil, çevresi yıllarca yalıtıldıktan sonra teslim yoluyla alındı. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi fetih tarihini 1337 olarak verir. Bu fetihle Bizans’ın Bitinya’daki (Kuzeybatı Anadolu) son büyük şehri de düştü ve Kocaeli yarımadası bütünüyle Osmanlı denetimine girdi.
Ad sorunu: İznikmid, Nikomedeia, İzmit
Bu sayfanın konusu olan şehir, bugünkü İzmit’tir (Kocaeli il merkezi). Bizans döneminde adı Nikomedeia idi; Osmanlı kaynakları bu adı İznikmid biçiminde Türkçeleştirdi ve zamanla ad İzmit’e dönüştü. Buradaki en sık karışıklık, İzmit’in komşusu İznik (Bizans adıyla Nikaia) ile karıştırılmasıdır. İki şehir ayrıdır, adları benzese de farklı yerlerdir ve ayrı ayrı fethedilmiştir: İznik körfezin güneybatısında, iç kesimde bir göl kıyısı şehri; İznikmid ise körfezin doğu ucunda bir deniz limanıdır. İznik 1331’de, İznikmid 1337’de teslim oldu. Bu sayfada anlatılan şehir ikincisidir.
İkinci bir karışıklık, fethin 1329’daki Maltepe (Pelekanon) Savaşı ile aynı olay sanılmasıdır. Pelekanon, İzmit körfezinin kuzey kıyısında geçen bir meydan çarpışmasıdır ve fethin kendisi değil, onun önünü açan olaydır; şehir o muharebeden yaklaşık sekiz yıl sonra alınmıştır.
Fetihten önce: uzun abluka düzeni
Erken Osmanlı beyliği, surlu bir şehri doğrudan hücumla alacak kuşatma teknolojisine sahip değildi. Bunun yerine, uç beyliklerinin bildiği yöntem uygulandı: şehrin çevresindeki yollar, tarlalar ve yardım hatları kesilir, hâkim tepelere küçük gözetleme noktaları kurulur, kır ekonomisi yıldan yıla baskı altına alınır ve şehir yavaşça yalıtılırdı. Aynı yöntem Bursa, İznik ve İznikmid için uzun yıllar sürdürüldü.
Bu düzenin işlemesi için tek koşul, şehrin dışarıdan beslenememesiydi. İznikmid’in can damarı denizdi; Bizans donanması körfez üzerinden erzak taşıyabildiği sürece şehir dayanabiliyordu. Bu yüzden Osmanlı tarafı için asıl mesele, İstanbul’un kara yoluyla bir kurtarma ordusu göndermesini caydırmaktı. 1329 seferi tam da bu denemeydi ve başarısız oldu.
Pelekanon’dan sonra: 1333 haraç antlaşması
TDV İslâm Ansiklopedisi’nin “İzmit” maddesine göre, 1329’da Orhan Bey ile İmparator III. Andronikos arasında Pelekanon’da yapılan savaşta ağır yenilgiye uğrayan imparator, İznikmid’i bir süreliğine haraç ödemek şartıyla elinde tutabildi. Bu antlaşma için kaynaklar 1333 yılını verir. Yani şehir hemen düşmedi; Bizans, kara yoluyla savunamadığı bir şehri para ödeyerek bir süre daha koruyabildi. Bu, çöküş hâlindeki Bizans’ın Anadolu şehirlerini elde tutmak için başvurduğu tipik bir çözümdü: askerî güçle tutulamayan yer, malî yükümlülükle satın alınıyordu.
Haraç düzeni geçici bir denge kurdu ama kalıcı olmadı. İç savaşlar, malî darlık ve Anadolu’daki askerî gücün fiilen tükenmesi, Bizans’ın bu ödemeleri sürdürmesini ve şehri savunmasını giderek imkânsız kıldı. Şehrin kaderi, dışarıdan bir kurtuluş ihtimalinin tümüyle ortadan kalkmasıyla belirlendi.
1337: şehrin teslimi
TDV maddesi, İznikmid’in 1337’de Osmanlıların eline geçtiğini ve idaresinin Süleyman Paşa’ya bırakıldığını kaydeder. Süleyman Paşa, Orhan Bey’in büyük oğluydu; şehrin ona verilmesi, fethin bir uç akınının ganimeti değil, beyliğin idarî kadrosuyla yönetilecek kalıcı bir kazanım sayıldığını gösterir.
Kaynaklar teslimin ayrıntılı bir kuşatma anlatısını vermez; bu da şaşırtıcı değildir, çünkü olay tek bir saldırının değil, uzun bir yıpratmanın sonucudur. Büyük olasılıkla şehir, dışarıdan yardım umudu kalmayınca ve erzak tükenince pazarlıkla teslim oldu. Erken Osmanlı fetihlerinin çoğu bu biçimde, kanlı bir hücumla değil, direnç anlamsız hale geldiğinde yapılan bir anlaşmayla gerçekleşmiştir; bu yöntem, Halil İnalcık’ın istimâlet (halkı kazanma, can ve mal güvencesi verme) diye adlandırdığı siyasetle de uyumludur.
Tarih tartışması: 1333 mü, 1337 mi?
Fetih tarihi kaynaklarda tümüyle kesin değildir ve bu belirsizlik açıkça yazılmalıdır. İki tarih öne çıkar. Birinci anlatı, şehrin 1337’de teslim olduğunu söyler; TDV maddesi bu tarihi esas alır ve bu, modern araştırmalarda en yaygın kabul gören görüştür. İkinci anlatı, kimi metinlerde geçen 1333 tarihidir; ancak bu tarih büyük olasılıkla fethin değil, yukarıda anılan haraç antlaşmasının yılıdır. Yani 1333, şehrin düştüğü değil, para ödeyerek bir süre daha kurtulduğu tarihtir. İki tarih arasındaki fark bir çelişkiden çok, aynı sürecin iki ayrı aşamasının (geçici antlaşma ve nihai teslim) karıştırılmasından doğuyor gibidir. Bu sayfada nihai teslim 1337 kabul edilmekte, 1333 ise ona giden yolun bir durağı olarak verilmektedir.
Fethin sonuçları
Birinci sonuç coğrafîdir. İznikmid’in alınmasıyla Bizans’ın Anadolu yakasındaki son büyük şehri de düştü; imparatorluğun Marmara’nın doğusunda savunacağı bir mevzi kalmadı. Kocaeli yarımadası bir bütün olarak Osmanlı denetimine girdi ve beylik, İstanbul’un tam karşısındaki kıyıya yerleşti.
İkinci sonuç idarîdir. İznik ve İznikmid gibi büyük şehirlerin alınmasıyla beylik, kırsal bir uç örgütlenmesinden şehir yöneten bir yapıya geçmek zorunda kaldı: kadı tayini, vakıf kurulması, pazar ve gümrük düzeni bu dönemde belirginleşti. Bursa’da Orhan Gazi Külliyesi çevresinde oluşan yapı, bu geçişin somut örneğidir; Ahîlik çevreleri de şehirli üretim ve dayanışma düzenini taşıyan halka olarak sürecin içindeydi.
Üçüncü sonuç, beyliğin ufkunu değiştirmesidir. İznikmid’in bir deniz limanı olması önemlidir: körfezin denetimi, Osmanlı’ya deniz yollarına ve karşı kıyıya bakan bir mevzi kazandırdı. Bu, Bitinya şehirlerinin fethinin son halkasıdır; bundan sonra beyliğin genişleme yönü, batıya ve Rumeli’ye — yani Çimpe ve Rumeli’ye geçiş hattına — dönecektir.
Kaynakların sınırı
İznikmid’in fethine dair bilgimiz iki farklı kaynak öbeğine dayanır ve bu öbeklerin ikisi de kendi içinde sınırlıdır. Bir yanda çağdaş Bizans tarihçileri (özellikle Ioannes Kantakuzenos ve Nikephoros Gregoras) vardır; onlar olayları imparatorluğun çöküşü açısından, çoğu zaman kendi siyasî konumlarını savunarak anlatır. Öte yanda 15. yüzyılda yazıya geçirilmiş Osmanlı kronikleri bulunur; bunlar fethin hatırasını taşır ama olaydan bir asır sonra kaleme alındıkları için tarih ve ayrıntıda güvenilirlikleri sınırlıdır. İki öbek çoğu zaman aynı olayı farklı çerçevelerde verir. Bu yüzden İznikmid’in tam teslim koşulları, kuşatmanın son safhası ve şehirdeki nüfusun akıbeti gibi ayrıntılar kesinlikle bilinemez; elimizdeki en sağlam veri, fethin Orhan Bey döneminde ve 1337 dolayında gerçekleştiği ve şehrin idaresinin Süleyman Paşa’ya verildiğidir. Bunun ötesindeki ayrıntılarda dürüst tavır, kesinlik iddia etmemektir.
Bu fetih ne kadar “büyük olay”dır?
İznikmid’in alınışı, tek bir muharebeyle kazanılmış destansı bir zafer değildir; uzun bir kuşatma ve yıpratma sürecinin sessiz sonucudur. Bu yüzden onu tek bir güne ya da tek bir kahramanlık anına indirgemek yanıltıcı olur. Öte yandan önemini küçümsemek de yanlıştır: bu fetih, Osmanlı beyliğinin Bitinya’daki bütün büyük şehirleri bir kuşak içinde ele geçirme sürecini tamamlar ve beyliği, karşısında İstanbul olan bir kıyı gücüne dönüştürür. Doğru okuma, olayı uzun bir sürecin kapanışı olarak görmektir; ne yalnız gazâ ruhuyla ne de yalnız askerî üstünlükle açıklanabilir. Uzun abluka, Bizans’ın iç savaşlar yüzünden zayıflaması, kır nüfusunun uç beyleriyle uzlaşması ve deniz üstünlüğünün sınırlı kalması aynı anda işleyen etkenlerdi.
Sıkça sorulan sorular
İzmit ne zaman fethedildi?
TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre 1337’de. Bazı metinlerde geçen 1333 tarihi, büyük olasılıkla fethin değil, şehrin bir süre haraç ödeyerek elde tutulmasını sağlayan antlaşmanın yılıdır.
İzmit ile İznik aynı şehir mi?
Hayır. İznik (Nikaia) körfezin iç kesiminde bir göl kıyısı şehri, İzmit (İznikmid / Nikomedeia) ise körfezin doğu ucunda bir deniz limanıdır. Adları benzer olsa da ayrı şehirlerdir ve ayrı ayrı fethedilmiştir (İznik 1331, İzmit 1337).
İzmit’i kim fethetti?
Şehir Orhan Bey döneminde alındı; idaresi, Orhan’ın büyük oğlu Süleyman Paşa’ya bırakıldı.
İzmit’in fethi ile Maltepe Savaşı aynı olay mı?
Hayır. 1329 Maltepe (Pelekanon) Savaşı, İzmit körfezi kıyısında geçen bir meydan çarpışmasıdır ve fethin önünü açan olaydır; şehir o muharebeden yaklaşık sekiz yıl sonra teslim oldu.
Kaynakça
- İdris Bostan – Metin Tuncel, “İzmit” maddesi, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 23, İstanbul 2001, s. 536–542.
- Semavi Eyice – Ahmet Güneş – Ahmet Vefa Çobanoğlu, “İznik” maddesi, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 23, İstanbul 2001, s. 543–549.
- Halil İnalcık, Osmanlı İmparatorluğu Klâsik Çağ 1300–1600, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul (kuruluş devri uç örgütlenmesi ve istimâlet bölümleri).
- Feridun M. Emecen, İlk Osmanlılar ve Batı Anadolu Beylikler Dünyası, Kitabevi, İstanbul (erken Osmanlı kaynak tenkidi için).
- Ioannes Kantakuzenos, Historiae (III. Andronikos devrini anlatan kitaplar; çağdaş Bizans kaynağı, düzey A; yazarın kendi siyasetini savunduğu göz önünde tutulmalıdır).
- Colin Imber, The Ottoman Empire, 1300–1650: The Structure of Power, Palgrave Macmillan, Basingstoke 2002.
- İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, c. I, Türk Tarih Kurumu, Ankara (Orhan Bey devri bölümleri).