Pîrî Reis

Gelibolulu denizci ve kartograf; Kitâb-ı Bahriye’nin müellifi, 1513 dünya haritasının çizeri, Hint kaptanı
Koyu kahve zemin önünde, beyaz sarık ve sade lacivert kaftanla, kırlaşmış sakallı bir 16. yüzyıl Osmanlı denizci-kartografını canlandıran temsilî portre.

Pîrî Reis (Muhyiddin Pîrî; y. 1470 Gelibolu – y. 1553 Kahire), amcası Kemal Reis’in yanında yetişmiş bir Osmanlı denizcisi ve kartografıdır. 1513’te Gelibolu’da çizdiği ve 1517’de Yavuz Sultan Selim’e sunduğu dünya haritası, Amerika kıyılarını gösteren en eski haritalardan biridir; Akdeniz kıyılarını harita ve metinle anlatan Kitâb-ı Bahriye’yi 1521 ve 1526’da iki nüsha hâlinde kaleme aldı. 1547’de Hint kaptanı oldu; 1552 Hürmüz seferinden sonra suçlanarak Kahire’de idam edildi.

Kısa kimlik ve önemi

Pîrî Reis, 16. yüzyılın ilk yarısında yaşamış Gelibolulu bir Osmanlı denizcisi ve kartografıdır. Amcası Kemal Reis’in yanında Batı Akdeniz’de yetişti, II. Bayezid döneminde Osmanlı donanmasının Venedik’e karşı yürüttüğü seferlerde görev aldı ve denizcilik tecrübesini iki büyük esere dönüştürdü. 1513 tarihli dünya haritası, Amerika kıyılarını gösteren günümüze ulaşmış en eski haritalardan biridir; Kitâb-ı Bahriye ise Akdeniz kıyılarını liman liman, ada ada anlatan bir denizcilik kılavuzu ve harita külliyatıdır. Ömrünün son yıllarında Hint kaptanlığına getirildi; 1552 Hürmüz seferinin ardından suçlanarak Kahire’de idam edildi. Osmanlı tarihinde adı hem bir donanma komutanı hem de Osmanlı coğrafya ve harita geleneğinin en önemli temsilcisi olarak anılır.

Adları, lakapları ve unvanları

Kaynaklarda adı Muhyiddin Pîrî, babasının adıyla birlikte Pîrî Muhyiddin b. Hacı Mehmed olarak geçer. “Reis” bir ad değil, dönemin denizcilik dilinde gemi kaptanı ve müstakil bir deniz gücünün önderi anlamına gelen bir unvandır; Pîrî bu unvanı amcasının yanında ve kendi gemisine kumanda ettiği yıllarda kazanmıştır. Batı literatüründe “Piri Reis” ya da “Piri Ibn Haji Mehmed” biçimleri kullanılır. Ölümünden önce taşıdığı resmî görev unvanı Hint kaptanlığıdır (Mısır kaptanı ya da Süveyş kaptanı olarak da anılır); bu makam, Akdeniz’deki kaptan-ı deryalıktan ayrı, Kızıldeniz ve Hint Okyanusu’ndaki Osmanlı donanmasına kumanda eden bir görevdi. Adı aynı dönemde yaşayan ve Yavuz’un sadrazamı olan Pîrî Mehmed Paşa ile karıştırılmamalıdır; iki kişi arasında bilinen bir akrabalık yoktur.

Doğumu ve ailesi

Pîrî Reis Gelibolu’da doğdu. Doğum yılı kesin olarak bilinmemektedir; TDV İslâm Ansiklopedisi maddesi, amcası Kemal Reis’in yanına küçük yaşta katılmış olmasından hareketle yaklaşık 1470 yılını önerir, bazı çalışmalar aralığı 1465–1470 olarak verir. Babası Hacı Mehmed’dir; annesi hakkında güvenilir kaynaklarda bilgi bulunmaz. Hayatını belirleyen aile bağı, babasının kardeşi Kemal Reis’tir. Kemal Reis’in de Gelibolulu olduğu kabul edilir; kimi kaynakların onu Karaburunlu göstermesi ailenin kökeni konusunda küçük bir belirsizlik bırakır. Gelibolu, 15. yüzyılda Osmanlı donanmasının ana üssü ve tersanesiydi; Pîrî’nin bir denizci ailesinden çıkması, bu liman kentinin sunduğu ortamla açıklanabilir. Evliliği ve çocukları hakkında kaynaklarda doğrulanabilir kayıt bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmamaktadır.

Kemal Reis’in yanında Batı Akdeniz yılları

Pîrî, gençliğini amcasının gemilerinde geçirdi. Kemal Reis, 1495’e kadar devletten bağımsız bir deniz gazisi olarak Sicilya, Sardinya, Korsika kıyılarında ve Bûne, Sefâkus, Bicâye gibi Kuzey Afrika limanlarını üs alarak faaliyet gösterdi. Bu yıllar, Pîrî Reis’in sonradan Kitâb-ı Bahriye’de anlattığı kıyıları bizzat görüp tanıdığı dönemdir; eserindeki pek çok liman tarifi, kendi ifadesiyle gözleme dayanır. Batılı kaynaklarda ve modern çalışmalarda Kemal Reis’in 1487’de Gırnata Müslümanlarına yardım için İspanya kıyılarına gittiği ve 1492 sonrasında İspanya’dan sürülen Müslüman ve Yahudileri Kuzey Afrika’ya taşıdığı aktarılır; Pîrî’nin bu seferlerdeki kişisel rolü kaynaklarda ayrıntılı değildir.

1495’te II. Bayezid, donanmayı güçlendirmek amacıyla Kemal Reis’i İstanbul’a çağırdı ve onu maaşlı olarak devlet hizmetine aldı. Pîrî de amcasıyla birlikte Osmanlı donanmasına girdi. Bu geçiş, dönemin Akdeniz’inde bağımsız deniz gazileri ile devlet donanması arasındaki sınırın ne kadar geçirgen olduğunu gösterir; Osmanlı deniz gücü, 16. yüzyılda tam da bu tür tecrübeli reislerin merkeze bağlanmasıyla büyüdü.

Osmanlı–Venedik savaşı ve amcasının ölümü

1499–1502 Osmanlı–Venedik savaşında Pîrî Reis, Kemal Reis’in maiyetinde kendi gemisiyle sefere katıldı. 1499’daki İnebahtı seferi ve bu sırada Venedik donanmasıyla yapılan deniz çarpışmaları, 1500’de Modon ve Koron’un, 1501’de Navarin’in alınması onun görev aldığı başlıca harekâtlardır. Bu savaş, Osmanlı donanmasının ilk kez Venedik gibi köklü bir deniz gücüne karşı kıyı kalelerini ele geçirmeyi sağlayan büyük ölçekli bir sefer yürüttüğü dönemdir ve Pîrî Reis’in donanmanın düzenli kumanda kademesinde yer alması bu yıllara rastlar.

Kemal Reis, 916 Recebinde (Ekim 1510) Memlük sultanına Portekizlilere karşı yardım götüren bir filoya kumanda ederken fırtınada gemisinin batması sonucu hayatını kaybetti; ölüm haberinin ertesi yıl başında duyulduğu aktarılır, bu yüzden bazı kaynaklar ölümü 1511 olarak verir. Amcasının ölümünden sonra Pîrî Reis’in donanmadaki görevinin ne olduğu kaynaklarda açık değildir; Gelibolu’ya çekilerek harita çalışmalarına yoğunlaştığı kabul edilir. Nitekim ilk büyük eseri bu dönemde ortaya çıktı.

1513 dünya haritası

Pîrî Reis, 919 Muharreminde (Mart–Nisan 1513) Gelibolu’da bir dünya haritası çizdi. Ceylan derisi üzerine yapılan ve bugün yalnız batı yarısı günümüze ulaşan bu harita, İspanya ve Portekiz kıyılarını, Batı Afrika’yı, Atlas Okyanusu’nu ve Amerika’nın doğu kıyılarını gösterir. Harita, 1517’de Mısır seferi sırasında Kahire’de Yavuz Sultan Selim’e sunuldu; Pîrî Reis bu sırada Osmanlı donanmasında görev yapıyordu. Harita, yüzyıllar boyunca Topkapı Sarayı’nda kaldı ve 1929’da sarayın müzeye dönüştürülmesi sırasında yapılan tasnif çalışmalarında yeniden bulundu; bu keşif, müze müdürü Halil Edhem’in yönetiminde çalışan Alman ilahiyatçı Gustav Adolf Deissmann’a bağlanır. Haritayı bilim dünyasına tanıtan ise Paul Kahle’nin 1931–1933 arasındaki yayınları oldu. Harita bugün Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Revan Köşkü koleksiyonunda (nr. 1633) kayıtlıdır.

Haritanın değeri, çizim kalitesinden çok Pîrî Reis’in kaynaklarını kenar notlarında açıkça yazmış olmasından gelir. Kendi ifadesine göre yirmi kadar harita ve mappa mundi’den yararlanmıştır: Batlamyus geleneğinden gelen haritalar, bir Arap Hint haritası, Portekizlilerin yeni çizdiği haritalar ve Kristof Kolomb’un batı diyarlarını gösteren bir haritası. Kolomb’un o yıllarda çizdiği ve günümüze ulaşmayan bir haritasının Osmanlı elinde nasıl bulunduğu sorusu, kaynaklarda amcasıyla birlikte ele geçirdikleri bir İspanyol esirin anlatımına bağlanır; bu bilgi Pîrî’nin kendi notlarına dayanır ve modern araştırmacılar (Kahle, Soucek, McIntosh) haritanın Amerika bölümünün gerçekten kayıp bir Kolomb haritasını ne ölçüde yansıttığını tartışmaktadır. Bu nedenle “Kolomb’un haritasının kopyası” nitelemesi olasılık düzeyinde bir yorumdur, kesinleşmiş bir sonuç değildir. Kesin olan, haritanın Osmanlı dünyasında Amerika’nın keşfini gösteren ve bunu yazılı olarak açıklayan ilk belge olmasıdır.

Kitâb-ı Bahriye

Pîrî Reis’in ikinci ve asıl büyük eseri Kitâb-ı Bahriye’dir. Eserin ilk şekli 1521’de (927) tamamlandı; Ege ve Akdeniz kıyılarını Çanakkale Boğazı’ndan başlayarak Yunanistan, Adriyatik, İtalya, Fransa, İspanya, Kuzey Afrika ve Mısır kıyılarına kadar liman liman anlatan bu ilk nüsha yaklaşık 130 bölümden ve 120–134 haritadan oluşuyordu. 1524’te Mısır’a giden Vezir İbrahim Paşa’nın gemisine kılavuzluk ettiği ve paşanın teşvikiyle eseri genişlettiği aktarılır. Genişletilmiş ikinci nüsha 1526’da (932) İbrahim Paşa aracılığıyla Kanuni Sultan Süleyman’a sunuldu; bu nüsha 200’ü aşkın bölüm ve nüshalara göre 210–223 harita içerir. İkinci nüshanın başındaki uzun manzum girişte rüzgârlar, pusula, fırtına, derinlik ölçme gibi denizcilik bilgileri ile Portekiz keşifleri ve Kolomb’un Yeni Dünya’ya seyahati anlatılır; TDV maddesine göre bu manzum kısımların Seyyid Murâdî tarafından kaleme alındığı kabul edilir.

Kitâb-ı Bahriye, bir portolan (liman kılavuzu) geleneğine dayanır; fakat Batılı örneklerinden farklı olarak her limanın haritasını, kıyının anlatımı, demir yerleri, su kaynakları, sığlıklar ve düşman kaleleri hakkında uzun açıklamalarla birleştirir. Bu yönüyle eser yalnız bir seyir rehberi değil, Osmanlı Devleti’nin Akdeniz’deki askerî coğrafya bilgisinin de bir dökümüdür. Eserin müellif nüshaları günümüze ulaşmamıştır; iki ayrı redaksiyonun altmışa yakın yazma nüshası çeşitli kütüphanelerdedir ve bu nüshalardaki harita sayıları birbirinden farklıdır. Sonraki Osmanlı coğrafya eserleri bu kitaptan yararlanmış, eser 17. yüzyıl sonuna kadar Osmanlı denizcilerinin başvuru kitabı olarak kalmıştır.

1528 haritası

Pîrî Reis 935 (1528–1529) yılında ikinci bir dünya haritası çizdi. Bugün yalnız kuzeybatı köşesi günümüze ulaşan bu haritada Kuzey Atlantik, Grönland, Newfoundland (Labrador) kıyıları, Florida, Küba ve Orta Amerika kıyıları yer alır. 1513 haritasıyla karşılaştırıldığında Karayipler’in konumlandırılmasında daha doğru olduğu ve aradan geçen on beş yılda yapılan yeni keşifleri yansıttığı görülür; bu da Pîrî Reis’in Avrupa’daki harita üretimini izlemeye devam ettiğini gösterir. Bu harita da Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi’ndedir.

Hint kaptanlığı ve Hürmüz seferi

1534’te Barbaros Hayreddin Paşa’nın kaptan-ı derya tayin edilmesiyle Osmanlı deniz gücü Akdeniz’de yeniden örgütlenirken, Kızıldeniz ve Hint Okyanusu için Süveyş merkezli ayrı bir donanma ve ayrı bir kumanda makamı oluşturulmuştu. Pîrî Reis’in 1520’ler ile 1540’lar arasındaki görevleri kaynaklarda ayrıntılı değildir; 1547’de bu ikinci makama, Hint kaptanlığına getirildi. Selefi konusunda kaynaklar farklı adlar verir. Görevindeki ilk büyük işi, Yemen’de yerel yönetici Ali b. Süleyman’ın eline geçen Aden’i geri almak oldu; TDV maddesi bu harekâtı 1549’a yerleştirirken diğer çalışmalar Aden kalesinin 1548 başında alındığını yazar. Kaynaklar arasındaki bu fark, harekâtın bir yılı aşan seyrinden kaynaklanıyor olabilir ve burada tek tarih verilmemektedir.

Asıl büyük sefer 1552’de gerçekleşti. Pîrî Reis, Portekizlilerin Basra Körfezi’ndeki üssü olan Hürmüz’ü hedef alarak Nisan 1552’de yaklaşık otuz gemi ve 850 askerle Süveyş’ten hareket etti. Umman kıyısındaki Maskat alındı; ardından donanma Hürmüz adasına ulaştı, şehre girildi ve kale kuşatıldı. Fakat iç kale düşürülemedi; Pîrî Reis, kaynaklara göre Hindistan’dan gelecek bir Portekiz filosu tehlikesi ve barut yetersizliği yüzünden kuşatmayı kaldırarak Basra’ya çekildi. Basra’da beylerbeyi Kubad Paşa ile arası açıldı. Donanmasını Basra’da bırakıp üç kadırgayla Süveyş’e dönmeye karar verdi; yolda gemilerden biri battı ve Mısır’a yalnız iki gemiyle ulaşabildi. Bu karar, Osmanlı Hint Okyanusu siyasetinde ağır bir sonuç doğurdu: Basra’da kalan filo Portekizlilerin denetimindeki körfez ağzından geri çıkarılamadı; Murad Reis ve ardından Seydi Ali Reis’in bu filoyu Süveyş’e ulaştırma girişimleri de başarısızlıkla sonuçlandı.

İdamı

Pîrî Reis, Hürmüz kuşatmasını rüşvet karşılığında kaldırdığı ve körfezdeki Keşm adasında ganimet topladığı iddialarıyla suçlandı; Basra beylerbeyi Kubad Paşa’nın merkeze gönderdiği şikâyetlerin bu suçlamalarda etkili olduğu aktarılır. Mısır’da yargılanarak Kahire’de idam edildi. İdam tarihi kaynaklarda tek biçimli değildir: TDV İslâm Ansiklopedisi maddesi ölümü 960 (1553) yılı civarına yerleştirir; İdris Bostan’ın sonraki araştırmasında 16 Aralık 1553 tarihi önerilmiştir; eski Osmanlı tarih yazımında ve popüler kaynaklarda ise 1554 tarihi yaygındır. Bu sayfada, kaynak farkı belirtilerek 1553 tarihi esas alınmıştır. Doğum tahmini doğruysa Pîrî Reis idam edildiğinde seksen yaşı civarındaydı. Ölümünden sonra bütün mal varlığına Mısır’daki yöneticiler tarafından el konuldu. Mezarının yeri bilinmemektedir; bu konuda güvenilir bir kayıt bulunmadığından herhangi bir türbe ya da mezar atfı yapılmamaktadır.

Etkisi ve mirası

Pîrî Reis’in tarihî önemi üç düzeyde ele alınabilir. Birincisi, Osmanlı coğrafya ve harita geleneğindeki yeridir: Kitâb-ı Bahriye, gözleme dayalı kıyı anlatımı ile haritayı birleştiren yöntemiyle Osmanlı denizciliğinde bir tür kurdu ve sonraki iki yüzyılın coğrafya eserlerine kaynaklık etti. İkincisi, Avrupa’daki coğrafi keşiflerin Osmanlı dünyasına aktarılmasındaki rolüdür: 1513 ve 1528 haritaları ile Kitâb-ı Bahriye’nin girişindeki Yeni Dünya anlatımı, Osmanlı merkezinin Atlantik keşiflerinden çok erken bir tarihte ve yazılı biçimde haberdar olduğunu gösterir. Svat Soucek bu durumu, Osmanlı harita bilgisinin Avrupa portolan geleneği ile İslâm coğrafya bilgisinin bir sentezi olarak değerlendirir. Üçüncüsü, Hint Okyanusu’ndaki Osmanlı–Portekiz mücadelesindeki yeridir; Hürmüz seferi başarısız olmuş, fakat Osmanlı Devleti’nin Basra Körfezi’ne bir donanma çıkarabildiğini göstermiştir.

Modern Türkiye’de Pîrî Reis, Deniz Kuvvetleri geleneğinde ve haritacılıkta kurucu bir isim olarak anılır. 1513 haritasının 500. yılı dolayısıyla 2013 yılı UNESCO tarafından anma yılı olarak ilan edildi. Doğduğu Gelibolu’da, kıyıdaki Bizans dönemi kalesinin kalıntıları içinde bir Pîrî Reis Müzesi düzenlenmiş, iskele meydanına 2013’te bir heykeli dikilmiştir. 1513 haritasının tıpkıbasımı Türk Tarih Kurumu tarafından 1935’te, Kitâb-ı Bahriye’nin dört ciltlik tıpkıbasım ve çeviri neşri ise 1988’de yayımlanmıştır.

Tartışmalı anlatılar ve kaynakların sınırı

Pîrî Reis’in hayatı hakkındaki bilgilerin büyük kısmı kendi eserlerine, yani haritalarının kenar notlarına ve Kitâb-ı Bahriye’nin girişine dayanır; bu metinler birinci elden olmakla birlikte müellifin kendi anlatımıdır ve özellikle Kemal Reis dönemi seferlerinin tarihleri bağımsız kaynaklarla her zaman doğrulanamaz. Doğum yılı yalnız yaklaşık olarak bilinmektedir. Amcasının ölümü ile 1547 arasındaki görevleri kaynaklarda büyük ölçüde boştur; bu boşluğu kesin görevlerle doldurmak mümkün değildir. Hint kaptanlığına atanması öncesindeki selefi, Aden harekâtının yılı ve idam tarihi kaynaklarda farklı verilir; bu sayfada bu farklar açıkça belirtilmiştir.

1513 haritası çevresinde 20. yüzyılda üretilen ve haritanın buzsuz bir Antarktika kıyısını ya da bilinmeyen kadim bir uygarlığın bilgisini gösterdiğini ileri süren iddialar (Charles Hapgood’un 1966 tarihli kitabı ve onu izleyen popüler yayınlar) bilimsel harita tarihi literatüründe kabul görmemiştir; haritanın güney kesimi, dönemin haritacılık geleneğine uygun olarak Güney Amerika kıyısının doğuya kıvrılarak çizilmiş biçimi olarak açıklanır. Bu iddialar popüler algı olarak anılabilir, fakat kaynak değeri taşımaz. Aynı şekilde “Kolomb’un haritasının kopyası” ifadesi de Pîrî Reis’in kendi notuna dayanan bir olasılıktır, kanıtlanmış bir kopya ilişkisi değildir. Dizi, roman ve belgesel-dramalardaki tasvirler kaynak değeri taşımaz; Pîrî Reis’in bilinen çağdaş bir portresi yoktur, dolaşımdaki resimler sonraki dönemlerde yapılmış temsilî canlandırmalardır.

Kaynakça

  • İdris Bostan, “Pîrî Reis” maddesi, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 34, İstanbul 2007, s. 283–285. islamansiklopedisi.org.tr/piri-reis
  • İdris Bostan, “Kitâb-ı Bahriyye” maddesi, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 26, Ankara 2002, s. 72–75. islamansiklopedisi.org.tr/kitab-i-bahriyye
  • İdris Bostan, “Kemal Reis” maddesi, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 25, Ankara 2002, s. 226–227. islamansiklopedisi.org.tr/kemal-reis
  • Pîrî Reis, Kitâb-ı Bahriye (1526 nüshası); tıpkıbasım, transkripsiyon ve çeviri: Ertuğrul Zekâi Ökte (ed.), Kitab-ı Bahriye Pîrî Reis, 4 cilt, Kültür ve Turizm Bakanlığı – Türkiye Tarih Kurumu Vakfı, İstanbul 1988. Ayrıca: Pîrî Reis, 1513 dünya haritası, Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi, Revan 1633 (kenar notları, birincil kaynak).
  • Svat Soucek, Piri Reis and Turkish Mapmaking after Columbus: The Khalili Portolan Atlas, Studies in the Khalili Collection 2, Nour Foundation – Azimuth Editions – Oxford University Press, Londra 1996.
  • Afet İnan, Pîrî Reis’in Hayatı ve Eserleri: Amerika’nın En Eski Haritaları, Türk Tarih Kurumu, Ankara 1974.
  • Paul Kahle, Die verschollene Columbus-Karte von 1498 in einer türkischen Weltkarte von 1513, Berlin – Leipzig 1933 (1513 haritasının ilk bilimsel tanıtımı).
Diğer isimleri: Muhyiddin Pîrî, Pîrî Muhyiddin b. Hacı Mehmed, Piri Reis, Piri Ibn Haji Mehmed