Doğumu ve Tahta Geçişi
Sultan II. Bayezid, 1447 yılında dönemin Osmanlı şehirlerinden Dimetoka'da dünyaya geldi. Babası Fatih Sultan Mehmed, annesi ise Gülbahar Hatun'dur. Fatih'in 1481'deki ölümünün ardından Amasya valisi iken İstanbul'a gelerek tahta geçti. Ağabeyi Şehzade Cem'in taht iddiası, saltanatının başındaki en büyük krizi oluşturdu. Yenilgiye uğrayan Cem Sultan önce Memlük, ardından Rodos Şövalyeleri ve Papa'nın himayesine sığındı; Batı Avrupa'nın Osmanlı politikasında bir koz olarak kullanıldı.
Cem Sultan Meselesi ve Batı Politikası
Cem Sultan krizi, Sultan II. Bayezid'in dış politikasını yaklaşık on beş yıl boyunca biçimlendirdi. Roma'da rehin tutulan kardeşinin serbest bırakılması için Batı'ya önemli miktarda para ödendi; bu durum Osmanlı'nın Avrupa'ya yönelik aktif genişlemesini yavaşlattı. 1495'te Cem Sultan'ın ölümüyle bu baskı ortadan kalktı. Venedik ile sürdürülen savaşlar (1499–1503) ise Mora ve Dalmaçya kıyılarında Osmanlı hâkimiyetini pekiştirdi; Navarin, Modon ve Koron gibi önemli liman kentleri Osmanlı'ya katıldı.
İspanya'dan Yahudi Göçünü Kabulü
Sultan II. Bayezid'in tarihte en çok övülen kararlarından biri, 1492'de İspanya'dan sürgün edilen Yahudilere Osmanlı topraklarını açmasıdır. İspanya Kraliçesi İzabella ve Kral Ferdinand'ın "Alhambra Fermanı" ile yurtlarını terk etmek zorunda kalan yaklaşık yüz elli bin Yahudi, Osmanlı gemileri ve fermanıyla Selanik, İstanbul ve İzmir'e yerleştirildi. II. Bayezid'in "İspanya Ferdinandı'nı akıllı bir kral sanıyorlardı; kendi ülkesini yoksullaştırıp benimkini zenginleştirdi" dediği rivayet edilir. Bu göç dalgası Osmanlı ticaretine, tıbbına ve zanaatlarına büyük katkı sağladı.
Safeviler ve Doğu Tehdidi
Sultan II. Bayezid'in saltanatının son döneminde Anadolu'da Şah İsmail önderliğinde yükselen Safevi hareketi ciddi bir tehdit hâline geldi. Şah İsmail'in Kızılbaş propagandası Anadolu'daki Türkmen aşiretleri arasında hızla yayıldı; 1511'deki Şahkulu İsyanı bu etkinin en sert tezahürüdür. II. Bayezid, Safevilere karşı kesin bir askeri adım atmak yerine temkinli bir politika izledi. Bu tutumu, genç ve saldırgan şehzade olan Yavuz Sultan Selim tarafından zayıflık olarak değerlendirildi.
Şehzade Selim'in İsyanı ve Tahtı Devri
Yavuz Sultan Selim, 1511'de Trabzon valiliği görevinden ayrılarak Rumeli'ye geçti ve Babası II. Bayezid'in tahtını tehdit etmeye başladı. Yeniçerilerin de Selim'i desteklemesiyle güç dengesi değişti. Sultan II. Bayezid, 1512'de saltanatını oğlu Yavuz Sultan Selim'e devretmeyi kabul etti. Ata yurduna, Dimetoka'ya dönmek isterken yolda vefat etti; zehirlendiğine dair rivayetler tarihçiler arasında tartışmalı olmaya devam etmektedir.
İlim ve Sanata Katkıları
Sultan II. Bayezid, babası Fatih Sultan Mehmed'in askeri dehası kadar bilinen biri olmasa da sanat ve ilim hamiliğiyle öne çıktı. Meşhur hattat Şeyh Hamdullah'ı himaye ederek Osmanlı hat sanatının yeni bir üslup kazanmasına öncülük etti. Şairler, mimarlar ve âlimler onun sarayında destek buldu. Edirne'deki Beyazıt Külliyesi ve İstanbul'daki Beyazıt Camii bu dönemin en görkemli yapılarıdır.
Mirası
Sultan II. Bayezid, Osmanlı tarihinde "Veli" yani ermiş, mütevazı hükümdar olarak anılır. Babası Fatih Sultan Mehmed'in dinamik fütuhat siyasetinin ardından iç barışı ve kurumsal sağlamlaştırmayı ön plana alması, devletin Yavuz Sultan Selim dönemindeki büyük atılımlara hazırlanmasında önemli bir zemin oluşturdu. Osmanlı yönetim geleneğine kattığı dengeci anlayış, ardından gelen sultanların da referans noktası oldu.