Savaşın Nedenleri
Rusya'nın Lehistan'a müdahalesi ve Osmanlı sınırlarına yakın askerî hareketleri, İstanbul'da savaş yanlısı çevrelerin baskısını artırdı. Sultan III. Mustafa, Koca Ragıb Paşa'nın ölümünden sonra daha bağımsız bir dış politika izlemeye başladı ve 1768'de Rusya'ya savaş ilan etti. Ancak Osmanlı ordusunun hazırlıksızlığı kısa sürede ortaya çıktı.
Çeşme Deniz Muharebesi (1770)
Savaşın en yıkıcı anı, 5-7 Temmuz 1770'te Çeşme Limanı'nda yaşandı. Rus donanması Baltık'tan kalkarak Akdeniz'e girdi ve Çeşme'de demirlemiş Osmanlı donanmasını ateşe verdi. Osmanlı donanmasının neredeyse tamamı yok edildi. Bu felaket, Osmanlı deniz gücünün XIX. yüzyıla dek toparlanamayacağı bir darbe oldu.
Kara Cephesinde Yenilgiler
Tuna boylarındaki muharebeler de Osmanlı aleyhine sonuçlandı. Rus kuvvetleri Moldavya ve Eflak'ı işgal etti. 1771'de Kırım Rus kontrolüne girdi. Osmanlı ordusunun teçhizat, eğitim ve komuta zayıflıkları acı biçimde gün yüzüne çıktı.
Sultan III. Mustafa'nın Vefatı ve Savaşın Sonu
Sultan III. Mustafa, savaşın ağır yükü altında 21 Ocak 1774'te vefat etti. Yerine geçen Sultan I. Abdülhamid, 21 Temmuz 1774'te Küçük Kaynarca Antlaşması'nı imzalayarak savaşı sona erdirmek zorunda kaldı. Bu antlaşma, Osmanlı tarihinin en ağır belgelerinden biri oldu.
Savaşın Kalıcı Sonuçları
1768-1774 Savaşı, Osmanlı'nın askerî modernizasyon zorunluluğunu gözler önüne serdi. Çeşme felaketi deniz gücünün, kara yenilgileri ise ordunun köklü reformlara ihtiyaç duyduğunu kanıtladı. Bu savaşın dersleri, Sultan III. Selim'in Nizam-ı Cedid programının ve Sultan II. Mahmud'un Yeniçeri Ocağı'nı lağvetmesinin temel motivasyonlarıdır.