Savaşın Nedenleri
1768'de patlak veren Osmanlı-Rus Savaşı, Polonya üzerindeki rekabetten kaynaklanıyordu. Rus orduları Balkanlar ve Kafkasya'da ilerlemeye başladı; Çar II. Katerina ise yalnızca kara kuvvetleriyle yetinmeyip Rusya'nın Akdeniz'deki varlığını pekiştirmek için donanmasını Baltık'tan Ege'ye göndermeye karar verdi. Bu cesur hamle, denizcilik tarihinde örneği az rastlanan uzun mesafeli bir deniz harekâtıydı.
Rus Filosunun Akdeniz'e Geçişi
Korfu Dükü Aleksey Orlov komutasındaki Rus filosu, Kronstad'dan yola çıkarak Atlas Okyanusu'nu geçip Cebelitarık Boğazı'ndan Akdeniz'e girdi. Bu olağandışı seferi gerçekleştiren Rus donanması İngiliz deniz subaylarının da teknik desteğinden yararlandı. Osmanlı karar alıcıları, Rus filosunun Ege'ye bu denli yaklaşacağını öngörememişti; Anadolu kıyılarında seyreden Rus gemileri Osmanlı'yı hazırlıksız yakaladı.
Muharebeler
Temmuz 1770'de önce Sakız açıklarında iki donanma karşı karşıya geldi; bu ilk çatışmada Osmanlı filosu geri çekilmek zorunda kaldı ve Çeşme limanına sığındı. Denizcilerin büyük çoğunluğu Osmanlı kara kökenli askerlerdendi; deniz savaşı taktiklerindeki yetersizlik ve gemilerin bakımsız durumu Osmanlı tarafının dezavantajını artırdı. Kaptan-ı Derya Cafer Bey komutasındaki Osmanlı filosu limanda toplanmış ve neredeyse hareketsiz bir konuma düşmüştü.
Osmanlı Donanmasının Yakılması
6-7 Temmuz 1770 gecesi Ruslar ateş gemilerini devreye soktu. Ahşap gemilerden oluşan ve birbirine yakın demir atmış Osmanlı filosu, ateş gemileriyle kolayca alev aldı; yangın kısa sürede bütün donanmaya yayıldı. Çeşme limanı alevlerle aydınlandı; Osmanlı savaş gemilerinin büyük çoğunluğu denizin dibini boyladı ya da kül oldu. Bu müthiş yangında binlerce Osmanlı denizcisi hayatını kaybetti; Osmanlı donanması fiilen yok oldu.
Küçük Kaynarca'ya Giden Yol
Çeşme bozgunu, kara cephesindeki yenilgilerle birleşince Osmanlı müzakere masasına oturmak zorunda kaldı. 1774'te imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması, Osmanlı tarihinin en ağır koşullarını içeriyordu; Kırım'ın bağımsızlığı tanındı, Rusya'ya Karadeniz'de serbest seyrüsefer hakkı verildi ve Ortodoks Hristiyanlar adına Rusya'nın Osmanlı içişlerine karışma kapısı aralandı.
Sonuçları
Çeşme Muharebesi, Osmanlı'nın denizlerdeki hâkimiyetinin artık sürdürülemez olduğunu gözler önüne serdi. Donanmanın yeniden inşası için ciddi kaynaklar ayrıldı; Cezayirli Gazi Hasan Paşa'nın önderliğinde yeni gemi inşa projeleri hayata geçirildi. Ancak bu çabalar Osmanlı donanmasının Rusya ile stratejik rekabetteki yapısal açığını kapatmaya yetmedi; Karadeniz hakimiyeti kalıcı olarak Rusya'nın eline geçti.