Ceride-i Havâdis Nedir?
Ceride-i Havâdis, Sultan Abdülmecid döneminde, 1840 yılında (Hicrî 1256) İstanbul’da yayına başlayan Türkçe bir gazetedir. Onu Osmanlı basın tarihinde özel bir yere koyan şey, hem sahibinin İngiliz asıllı bir gazeteci —William Churchill— olması, hem de devletten aldığı düzenli maddî destek sebebiyle “yarı-resmî” bir konum taşımasıdır. Kısaca söylemek gerekirse Ceride-i Havâdis, tümüyle resmî bir devlet yayını ile tümüyle bağımsız bir özel gazete arasında duran, ikisinin de özelliklerini bir arada taşıyan bir köprüdür.
Takvim-i Vekayi’den Sonra: İkinci Türkçe Gazete
Ceride-i Havâdis’in yerini doğru anlamak için, Osmanlı’da matbu gazeteciliğin kısa geçmişine bakmak gerekir. İlk resmî Osmanlı gazetesi, II. Mahmud döneminde 1831’de çıkarılan Takvim-i Vekayi’dir; bu, doğrudan devletin sesi olan resmî bir yayındı. Ceride-i Havâdis ise ondan yaklaşık dokuz yıl sonra, 1840’ta yayımlanmaya başlayan ikinci Türkçe gazetedir. Aradaki fark önemlidir: Takvim-i Vekayi resmî devlet gazetesiyken, Ceride-i Havâdis bir özel teşebbüsün ürünüdür; ancak bu teşebbüs, devlet desteğiyle ayakta durduğu için tam bağımsız da sayılmaz.
William Churchill ve İmtiyazın Verilmesi
Gazetenin sahibi, İstanbul’da yaşayan İngiliz asıllı gazeteci William Churchill’dir (kaynaklarda “Çörçil” imlâsıyla da geçer). Bu William Churchill’in, aynı soyadını taşıyan ünlü İngiliz devlet adamı ve başbakan Winston Churchill (1874–1965) ile bir ilgisi yoktur; ikisi tamamen farklı kişilerdir ve gazeteci William Churchill, Winston Churchill doğmadan onlarca yıl önce yaşamış, 1846’da vefat etmiştir. Ona bir gazete çıkarma imtiyazının verilmesinde, 1836’da yaşanan ve kaynaklarda “Churchill Vakası” diye anılan bir olayın —bir avlanma sırasında yaşanan tutuklanma ve ardından gündeme gelen tazminat meselesinin— etkili olduğu ileri sürülür. Ancak bu bağlantı kesin bir nedensellik olarak değil, kaynakların aktardığı bir rivayet olarak değerlendirilmelidir; olayın ayrıntıları ve imtiyazla ilişkisi tartışmalıdır.
“Yarı-Resmî” Ne Demektir?
Ceride-i Havâdis için kullanılan “yarı-resmî” nitelemesi, onun devletle kurduğu ilişkiden gelir. Gazete özel bir kişi tarafından çıkarılıyordu; fakat düzenli olarak devlet hazinesinden tahsisat (maddî destek) alıyordu. Bu destek, gazeteyi ticari olarak ayakta tutarken, içerik bakımından da devletin genel çizgisine yakın durmasını beraberinde getiriyordu. Böylece Ceride-i Havâdis, resmî ağızdan çıkmayan ama resmî çizgiyi büyük ölçüde izleyen bir yayın hâline geldi. Bu ikircikli konum, onu Osmanlı basın tarihinin en öğretici örneklerinden biri yapar.
Kırım Savaşı ve “Rûznâme-i Ceride-i Havâdis”
Ceride-i Havâdis’in en dikkat çekici katkılarından biri, Kırım Savaşı (1853–1856) döneminde ortaya çıktı. Savaşın yoğun haber akışını karşılamak üzere, gazete Rûznâme-i Ceride-i Havâdis adıyla bir ilâve/ek yayın çıkardı. Bu, Osmanlı okurunun cepheden gelen haberleri daha sık ve düzenli takip edebildiği erken bir savaş habercisi örneğidir. Bu ek yayının çıkış ve kapanış tarihleri kaynaklarda değişkenlik gösterdiğinden, burada kesin tek bir tarih yerine dönem (Kırım Savaşı yılları) esas alınmıştır.
Osmanlı Basın Tarihindeki Yeri
Ceride-i Havâdis, Osmanlı’da gazeteciliğin devletin tekelinden çıkıp toplumsal bir kuruma dönüşme yolundaki ara basamaklarından biridir. Ondan yaklaşık yirmi yıl sonra, 1860’ta Şinasi ve Agâh Efendi’nin çıkardığı Tercüman-ı Ahvâl, genellikle ilk gerçek özel Türk gazetesi kabul edilir. Dolayısıyla Osmanlı basınının erken dönemi üç adımla özetlenebilir: resmî gazete (Takvim-i Vekayi, 1831), yarı-resmî gazete (Ceride-i Havâdis, 1840) ve özel gazete (Tercüman-ı Ahvâl, 1860). Ceride-i Havâdis tam da bu geçişin ortasında durur.
Sık Karıştırılan Bilgiler
- “İlk Türk gazetesi” değildir: İlk resmî Osmanlı/Türk gazetesi Takvim-i Vekayi’dir (1831); Ceride-i Havâdis ondan sonradır.
- “İlk özel Türk gazetesi” de değildir: Bu unvan genellikle Tercüman-ı Ahvâl’e (1860) verilir. Ceride-i Havâdis özel teşebbüs ürünüdür ama devlet destekli olduğu için “yarı-resmî” diye anılır.
- Churchill Vakası bağlantısı bir rivayettir: İmtiyazın 1836 olayının tazminatıyla ilişkilendirilmesi kesin değildir; kaynaklar bunu ihtiyatla aktarır.
- Sahibi Osmanlı değil, İngiliz asıllıdır: Gazeteyi çıkaran William Churchill İngiliz asıllı bir gazetecidir.
- William Churchill ≠ Winston Churchill: Gazeteyi çıkaran William Churchill, ünlü İngiliz başbakan Winston Churchill (1874–1965) ile karıştırılmamalıdır. Aynı soyadını taşıyan, birbiriyle ilgisiz iki ayrı kişidir.
Sık Sorulan Sorular
Ceride-i Havâdis nedir?
1840’ta İstanbul’da William Churchill tarafından, devlet desteğiyle çıkarılan yarı-resmî Türkçe gazetedir; Takvim-i Vekayi’den sonraki ikinci Türkçe gazetedir.
Ceride-i Havâdis’i kim çıkardı?
İngiliz asıllı gazeteci William Churchill (Çörçil) çıkarmıştır.
Ceride-i Havâdis hangi yıl çıktı?
1840 yılında (Hicrî 1256) yayına başlamıştır.
Ceride-i Havâdis ilk Türk gazetesi mi?
Hayır. İlk resmî gazete Takvim-i Vekayi (1831), ilk özel gazete ise genellikle Tercüman-ı Ahvâl (1860) kabul edilir; Ceride-i Havâdis ikisinin arasında “yarı-resmî” konumdadır.
Kaynakça
- Nesimi Yazıcı, “Cerîde-i Havâdis” maddesi, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 7, 1993, s. 407-409.
- “Takvîm-i Vekāyi” maddesi, TDV İslâm Ansiklopedisi (Osmanlı basınında konumlandırma için).
- Orhan Koloğlu, Osmanlı’dan Günümüze Türkiye’de Basın, İletişim Yayınları, İstanbul.