Osmanlı-Fransız İlişkileri: Napolyon Dönemi

Fransız İhtilali ve Napolyon'un yükselişi, Osmanlı-Fransız ilişkilerini köklü biçimde dönüştürdü. Yüzyıllardır süregelen ittifak gelenekten savaşa evrilen bu ilişki, Mısır seferiyle fiilî bir çatışmaya dönüştü; iki devlet arasındaki denge, 19. yüzyılın başında defalarca el değiştirdi.

Osmanlı Devleti ile Fransa arasındaki ilişkiler, uzun bir tarihsel geçmişe sahiptir. Onaltıncı yüzyıldan itibaren her ikisi de Habsburglara karşı ortak çıkarlar çerçevesinde hareket etmiş; Osmanlı-Fransız ittifakı Avrupa güç dengelerinde önemli bir yer tutmuştu. Ancak 1789 Fransız İhtilali bu tarihin seyrini kökten değiştirdi. Fransız İhtilali sadece Fransa'yı değil tüm Avrupa'yı sarstı. İhtilal'in yaydığı eşitlik, özgürlük ve milliyetçilik fikirleri, Osmanlı İmparatorluğu'nun Balkan topraklarında da giderek yankı bulmaya başladı. III. Selim ise bu gelişmeleri yakından takip ederek Fransız deneyiminden devlet ve ordu örgütlenmesi konusunda dersler çıkarmaya çalıştı. Bu amaçla Fransa'ya sürekli bir elçi gönderildi; böylece Osmanlı tarihinde ilk kez Paris'te daimi bir büyükelçilik açıldı. Napolyon Bonapart'ın sahneye çıkması ilişkilerde yeni bir boyut açtı. Napolyon, 1798 yılında Mısır seferini başlatarak Fransa'nın Doğu Akdeniz'deki nüfuzunu kalıcı kılmayı ve Britanya'nın Hindistan yolunu kesmek istedi. Malta'yı ele geçirdikten sonra Mısır'a çıkarak İskenderiye'yi aldı. Bu Osmanlı toprağını işgal, savaş ilanı anlamına geliyordu; yüzyıllık dostluk birden düşmanlığa dönüştü. Osmanlı Devleti bu kriz ortamında eskiden düşman olan Rusya ve İngiltere ile ortak bir savunma cephesi kurdu. Üç devlet Fransa'ya karşı ittifak oluşturdu. Nitekim İngiliz Amiral Nelson'ın donanması Fransız gemilerini Ebukkır'da imha etti; böylece Napolyon'un kara ordusu Mısır'da mahsur kaldı. Napolyon Akkâ'yı geçemeyi, oradan Suriye ve Irak yoluyla doğuya ulaşmayı planladı. Ancak Cezzar Ahmed Paşa komutasındaki Osmanlı kuvvetleri, desteklerindeki Nizam-ı Cedid askerleriyle 64 gün boyunca Akkâ'yı savunarak Napolyon'u geri püskürttü. Bu başarısızlık üzerine Napolyon Mısır'dan gizlice ayrılarak Fransa'ya döndü. Napolyon'un Fransa'ya dönüşü ve iktidara gelmesinin ardından Osmanlı-Fransız ilişkileri yeniden normalleşmeye başladı. Napolyon Fransa'sı bir süre için Osmanlı Devleti'yle iş birliği zemini aradı; ancak Rusya ile yaşanan çekişmeler ve İngiltere'nin müdahaleleri bu dengeleri sürekli sarstı. Fransız İhtilali'nin getirdiği milliyetçilik akımları Balkanlar'ı derinden etkiledi; bu durum ilerleyen yıllarda Sırp ve Yunan ayaklanmalarının fitilini ateşledi. III. Selim dönemi Osmanlı-Fransız ilişkisi, dinamik ve çelişkili bir tarihsel tablonun özeti niteliğindedir: Yüzyıllık dostluk birden savaşa dönüşmüş, ardından tekrar diplomasi kapıları aralanmış; ancak bu süreçte Mısır işgali ve Akkâ müdafaası gibi kalıcı izler bırakmıştır.