Mısır'da Fransız İşgali (1798-1801)

Napolyon Bonapart, 1798 yılında 60 bin kişilik bir kuvvetle Mısır'a çıkarak İskenderiye ve Kahire'yi ele geçirdi. Ancak İngilizlerin Ebukkır'da Fransız donanmasını yakması ve Akkâ önünde yaşanan yenilgi Napolyon'u geri çekilmeye zorladı; 1801'de Fransızlar Mısır'dan tahliye edildi.

Napolyon Bonapart, Avrupa'da kazandığı büyük zaferlerden sonra gözlerini Doğu Akdeniz'e çevirdi. İngiltere ile süregelen rekabette Hindistan yolunu kesmek, Osmanlı eyaletleri üzerinde Fransız nüfuzunu tesis etmek ve kendisini doğu dünyasının fatihi olarak ilan etmek onun temel hedefleri arasındaydı. Bu amaçla 1798 yılında yaklaşık 60 bin kişilik kara ve deniz kuvvetiyle 450 gemi eşliğinde Mısır seferini başlattı. Fransız ordusu önce Malta'yı ele geçirdi; buradaki Saint-Jean şövalyeleri tarikatine son verdi. Ardından Mısır kıyılarına ulaşarak İskenderiye'yi hemen hemen direnişsiz zaptetti. Napolyon şehrin halkına din ve geleneklerine saygı göstereceğini vaat etti; bu tutum başlangıçta yerel halkın direncini kırdı. Kahire yolunda Fransız ordusu iki önemli Osmanlı kuvvetiyle karşılaştı. İlk olarak 10 bin kişilik Murad Bey kuvvetleri, ardından Mısır Beylerbeyi Ebubekir Paşa komutasında 20 bin kişilik Osmanlı ordusu meydan muharebesi verdi. Piramitlerin yakınında, Gize ovasında yapılan bu savaş tarihte Piramidler Muharebesi ya da Ehramlar Muharebesi adıyla anıldı. Osmanlı kuvvetleri dağıtıldı ve Napolyon Kahire'ye girdi (Temmuz 1798). Şehirde büyük katliamlar yapılmadı ancak zenginlerin servetlerinin büyük bölümüne el konuldu. Durumu alt üst eden ilk gelişme, İngiliz Amiral Horatio Nelson'ın Ebukkır körfezinde Fransız donanmasını yakmasıydı. Bu deniz zaferinin ardından Napolyon'un kara ordusu Mısır topraklarına hapsoldu; deniz yoluyla ikmal ve takviye imkânı ortadan kalktı. Napolyon bunun üzerine Doğu İmparatoru olma hayalini besleyerek kuzeye, Suriye ve Filistin üzerinden Irak ve İran'a doğru ilerlemeye karar verdi. Filistin'de büyük katliamlar gerçekleşti; Gazze ve Yafa şehirlerinde Fransız askerleri korkunç vahşet olaylarına imza attı. Napolyon Akkâ kalesini kuşattı. Ancak burada Cezzar Ahmed Paşa komutasındaki kuvvetler, Nizam-ı Cedid askerlerinin desteğiyle 64 gün boyunca direndi. İngiliz denizcilerin yardımıyla Fransız kuşatma toplarının bir bölümü ele geçirildi; Napolyon her türlü taarruzda püskürtüldü. Akkâ önünde ilk kez yenilgiye uğrayan Napolyon, Mısır'a çekilmek zorunda kaldı (1799). Bu gelişmelerin ardından Osmanlı Devleti, İngiltere ve Rusya ile ittifak yaparak Mısır'ı geri almak için harekete geçti. İstanbul'dan büyük bir ordu gönderildi. Napolyon'un ümitleri tükenmişti; Doğu İmparatoru olma hayali çökmüştü. Fransız donanmasına yakalanmamak için Mısır'dan gizlice ayrılarak Fransa'ya döndü; savunmayı General Kleber'e bıraktı. Ancak Kleber, genç bir Türk tarafından hançerlenerek öldürüldü; bu olay Fransız direncini kırdı. Fransızlar 1801'de Mısır'dan çekildi, Türk ordusu Kahire ve İskenderiye'ye yeniden hâkim oldu. Bu zafer nedeniyle III. Selim'e Gazi unvanı verildi.