İsyanın Arka Planı
Sultan III. Selim'in Nizam-ı Cedid reformları, Yeniçeri Ocağı'nın ayrıcalıklı konumunu tehdit ediyordu. Yeni düzenli askerlerin güçlenmesi, Yeniçerilerin geleceğine dair kaygıları artırıyordu. Ulema'nın bir kısmı da reformların geleneksel düzeni bozduğu gerekçesiyle muhalefet ediyordu. 1807'de Rumeli'deki Nizam-ı Cedid birliklerinin bölgeye gönderilmesi, isyanın kıvılcımını ateşledi.
Kabakçı Mustafa ve İsyanın Başlaması
Bostancı neferi olan Kabakçı Mustafa, Yeniçerilerin hoşnutsuzluğunu örgütleyerek isyan bayrağını açtı. İsyan İstanbul'a hızla yayıldı; saray kuşatıldı. İsyancılar Nizam-ı Cedid'in lağvedilmesini ve reformcu devlet adamlarının teslim edilmesini talep etti.
Sultan III. Selim'in Tahttan İndirilmesi
Sultan III. Selim, isyanın büyümesini önlemek için Nizam-ı Cedid'i lağvetmeyi kabul etti; ancak bu taviz yeterli gelmedi. 29 Mayıs 1807'de tahttan indirildi ve yerine kuzeni Sultan IV. Mustafa geçirildi. Selim, Topkapı Sarayı'nda tutsak olarak yaşamaya başladı.
İsyanın Sonuçları
Kabakçı Mustafa İsyanı, Nizam-ı Cedid reformlarını resmen sona erdirdi. Yeni ordu lağvedildi, İrad-ı Cedid Hazinesi kapatıldı. Ancak reform fikri yok edilemedi. 1808'de Alemdar Mustafa Paşa Selim'i kurtarmaya geldi; ancak Selim şehit edildi. Sultan II. Mahmud tahta çıktı ve Selim'in reform mirasını sürdürdü.
Tarihî Karşılaştırma: Patrona Halil ile Kabakçı Mustafa
Kabakçı Mustafa İsyanı, 1730 Patrona Halil İsyanı ile yapısal benzerlikler taşır. Her iki isyan da reformcu bir dönemi sona erdirmiş, bir padişahı tahttan indirmiş ve muhafazakâr tepkinin gücünü kanıtlamıştır. Patrona Halil Lâle Devri'ni, Kabakçı Mustafa ise Nizam-ı Cedid'i yıkmıştır. Her iki olay da Osmanlı reform-muhafazakârlık geriliminin en dramatik tezahürleridir.