II. Meşrutiyet'in İlanı (1908): Özgürlük Devrimi
Temmuz 1908'de gerçekleşen II. Meşrutiyet ilanı, Osmanlı İmparatorluğu'nda otuz yıl boyunca askıya alınan anayasal yönetimi yeniden hayata geçiren ve tarihin akışını değiştiren bir devrimdir. İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin öncülüğünde gerçekleşen bu dönüşüm, imparatorluğun modern tarihinin en parlak başlangıç noktalarından biridir.
II. Meşrutiyet'in ilanı, uzun yıllar boyunca İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin örgütlediği gizli bir direniş hareketinin olgunlaşmasının ürünüdür. 1889'da İstanbul'da kurulan cemiyet, Makedonya başta olmak üzere imparatorluğun çeşitli bölgelerinde subaylar ve aydınlar arasında kök saldı.
Tetiği çeken gelişme, Manastır ve Selanik'te konuşlu Osmanlı subayları arasındaki gerginliklerin doruk noktasına ulaşmasıydı. Resne Komutanı Niyazi Bey'in Temmuz 1908'de dağa çıkması; ardından Selanik'te yükselen İTC subaylarının hareketi, saraya üç günlük bir ültimatom gönderilmesi ile sonuçlandı. II. Abdülhamid, 23 Temmuz 1908'de 1876 Anayasası'nı yeniden yürürlüğe koyduğunu ilan etmek zorunda kaldı.
Bu ilan tüm imparatorlukta büyük bir coşku dalgası yarattı. İstanbul sokaklarında Müslümanlar, Rumlar, Ermeniler ve Yahudiler birlikte kutlamalar yaptı; özgürlük, eşitlik ve kardeşlik vaadiyle gelen yeni dönem farklı etnik ve dinî toplulukları kısa bir süreliğine aynı meydanda buluşturdu. Sansür uygulamaları kaldırıldı, siyasi sürgünler geri döndü.
Ancak bu coşku kısa sürdü. 1908 sonunda yapılan seçimlerde İTC güçlü bir parlamento çoğunluğu elde etmesine rağmen iç bölünmeler derinleşti. Çeşitli azınlık grupları ve liberal Osmanlılar, İTC'nin merkezi gücü tekeline almasından tedirgin olmaya başladı. Devrim, kendi içindeki çelişkileri taşırken emperyalist baskılar da dinmiyordu.