Mezopotamya Cephesi: Kût'ül Amâre Zaferi

1916'da Osmanlı kuvvetlerinin İngiliz General Townshend komutasındaki büyük bir kuvveti Kût'ül Amâre'de teslim alması, Birinci Dünya Savaşı'nın Mezopotamya cephesinde kazanılan en büyük Osmanlı zaferlerinden biridir. Yaklaşık on üç bin İngiliz askerinin esir alınması, İngiltere'de büyük sarsıntı yaratmış ve savaşın seyrini geçici olarak etkilemiştir.

Birinci Dünya Savaşı'nın başlarında İngilizler, Basra Körfezi'nden kuzeye doğru ilerleyerek Irak'ın büyük bölümünü hızla ele geçirdi. Bağdat'a yönelik bu ilerleme başlangıçta Osmanlı kuvvetlerini geri çekilmek zorunda bıraktı. Ancak İngiliz lojistiği ve kuvvetleri aşırı gerilince denge değişti. General Townshend komutasındaki İngiliz kuvvetleri, Kasım 1915'te Ctesiphon Muharebesi'nde ağır kayıplar vererek Kût'ül Amâre şehrine çekilmek zorunda kaldı. Osmanlı kuvvetleri kenti kuşattı; İngilizlerin kurtarma girişimleri defalarca püskürtüldü. Kentin içinde iaşe tükenince Townshend, Nisan 1916'da yaklaşık on üç bin kişilik kuvvetiyle teslim oldu. Bu teslim İngiliz tarihinin en büyük askerî teslimiyetlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Londra'da büyük yankı uyandırdı; hükümet ve komuta kademesi sert eleştirilere hedef oldu. Osmanlı cephesinde ise bu zafer, imparatorluğun henüz dişli kuvvetler çıkarabileceğini ve daha nice direnebileceğini gösteren önemli bir moral kaynağına dönüştü. Ne var ki İngilizler, 1917'de daha güçlü kuvvetlerle taarruz ettiklerinde Bağdat'ı geri aldı. Sonraki aylarda Irak'ın büyük bölümü İngiliz kontrolüne geçti. Kût zaferi taktik düzeyde önemli olmakla birlikte stratejik savaşın seyrini tersine çevirmedi.