Şehzade Yusuf İzzeddin: Veliahdin Trajik Sonu

Yusuf İzzeddin Efendi, II. Abdülaziz'in oğlu ve II. Meşrutiyet döneminin veliahdıdır. Birinci Dünya Savaşı'nın en karanlık günlerinde, Ocak 1916'da şüpheli koşullarda hayatını kaybeden Yusuf İzzeddin'in ölümü hâlâ netlik kazanmamış sorular barındırmaktadır; intihar mı, yoksa birileri tarafından öldürüldü mü?

Yusuf İzzeddin Efendi, 1857'de Sultan Abdülaziz'in oğlu olarak dünyaya geldi. Babasının 1876'da tahttan indirilmesinin ardından uzun yıllar saray köşesinde şehzade hayatı sürdü. II. Meşrutiyet döneminde, V. Mehmed Reşad tahta çıktıktan sonra, veliaht unvanını aldı. Veliahtlık dönemi boyunca Yusuf İzzeddin, anayasal yönetim içinde etkin bir siyasi role sahip olmadı. İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin hâkimiyeti altında şekillenen dönemin yönetim anlayışı, hanedan mensuplarının siyasi arenada belirleyici olmasına izin vermiyordu. İzzeddin, Birinci Dünya Savaşı yıllarında Osmanlı-Alman ittifakını destekleme görevini üstlendi; 1916'da Almanya ve Avusturya-Macaristan'a resmî ziyarette bulundu. Bu ziyaretin üzerinden çok geçmeden, Şubat 1916'da sarayında ölü bulundu. Resmi açıklamaya göre intihar etmişti; bilekleri kesilmişti. Ancak bu açıklama kamuoyunda ciddi kuşku yarattı. Bir kısım çevre, İzzeddin'in aslında öldürüldüğünü öne sürdü; bu iddiaya göre İttihatçılar, olası bir tahta geçiş senaryosunda kendilerine daha az itaatkâr bulduklarını düşündükleri veliahdı gözden çıkarmışlardı. Gerçek hiçbir zaman resmi olarak aydınlatılamadı. Yusuf İzzeddin'in ölümü, Osmanlı'nın son dönemindeki iktidar karanlığının simgelerinden biri olmaya devam ediyor.