Navarin Deniz Muharebesi (1827)
20 Ekim 1827'de gerçekleşen Navarin Deniz Muharebesi, İngiliz, Fransız ve Rus müttefik donanmasının Osmanlı-Mısır donanmasını büyük ölçüde imha ettiği kritik bir deniz savaşıdır. Bu yenilgi Osmanlı deniz gücünü fiilen tasfiye etti ve Yunanistan'ın bağımsızlığını hızlandıran en önemli dış müdahalelerden birini oluşturdu.
Yunan bağımsızlık savaşının en kritik dönüm noktalarından birini oluşturan Navarin Deniz Muharebesi, Avrupa büyük güçlerinin Osmanlı iç meselesine doğrudan ve yıkıcı biçimde müdahale ettiği ilk büyük olaydır. İngiltere, Fransa ve Rusya, Yunan bağımsızlığı konusunda Osmanlı Devleti üzerinde baskı kuruyordu. Müzakereler sonuç vermeyince bu üç güç, Yunan davasını destekleme kararıyla fiilî askeri harekâta geçti.
1827 yılının Ekim ayında müttefik donanma Mora yarımadasının batısındaki Navarin körfezinde demirlemiş bulunan Osmanlı-Mısır donanmasını abluka altına aldı. Müttefik filonun başında İngiliz Amiral Sir Edward Codrington bulunuyordu. Osmanlı-Mısır filоsu, Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın Mısır kuvvetlerinin desteğiyle Mora'ya çıkarma yapan birliklerle koordineli çalışıyordu.
20 Ekim 1827 tarihinde kıvılcım çaktı. Tarihçiler ateşin kimin başlattığı konusunda farklı değerlendirmeler yapar; ancak kısa sürede büyük bir deniz muharebesine dönüşen çatışmada Osmanlı-Mısır donanması büyük bir yenilgiye uğradı. Muharebenin sonunda Osmanlı-Mısır filosundaki yetmişin üzerinde gemi ya batırıldı ya da ele geçirildi; üç binden fazla asker hayatını kaybetti. Müttefik donanma ise görece çok daha az kayıp verdi.
Bu yenilgi II. Mahmud için hem askeri hem siyasi açıdan son derece ağır sonuçlar doğurdu. Osmanlı deniz gücü fiilen çöktü; Akdeniz ve Ege'de Osmanlı hâkimiyeti büyük ölçüde sona erdi. İngiltere ve Fransa başlangıçta bu sonuca çok da niyetli olmadıklarını açıklamak durumunda kalsalar da Navarin, Osmanlı Devleti'nin Avrupa devlet sistemi içindeki konumunun ne denli kırılgan olduğunu açıkça gösterdi.
II. Mahmud öfkeyle Navarin'i "anlaşmasız bir saldırı" olarak nitelendirerek Avrupa devletleriyle ilişkileri bir süre askıya aldı. Özellikle Rusya ile gerginlik arttı ve 1828'de Rusya Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etti. Navarin yalnızca bir deniz muharebesi değil, Osmanlı Devleti'nin 19. yüzyılda giderek derinleşen toprak kayıpları sarmalının sembolik başlangıç noktalarından biriydi.