Sultan II. Mahmud: Yeniçerisiz Reformcu Padişah
Sultan II. Mahmud, 1808-1839 yılları arasında hüküm süren ve Osmanlı modernleşme tarihinin en köklü dönüşümlerini gerçekleştiren padişahtır. Yeniçeri ocağını 1826'da kaldırması, idari ve eğitim alanında sürdürdüğü reformlar, Tanzimat'ın zeminini hazırlaması ve uzun saltanatı boyunca devleti birlik içinde tutmaya çalışması onun tarihsel mirasının temel taşlarını oluşturur.
Sultan II. Mahmud, 20 Temmuz 1785 tarihinde İstanbul'da doğdu. Babası Sultan I. Abdülhamid, annesi Nakşidil Valide Sultan'dır. Alemdar Mustafa Paşa'nın 1808'de IV. Mustafa'yı tahttan indirmesi ve III. Selim'in katlinden sonra hayatta kalan tek erkek Osmanlı şehzadesi olan II. Mahmud tahta çıktığında 23 yaşındaydı.
Saltanatın ilk yılları son derece çalkantılı geçti. Alemdar Mustafa Paşa'nın yeniçeri isyanında hayatını kaybetmesi, Sened-i İttifak'ın fiilen çökmesi ve Sırbistan başta olmak üzere Balkanlar'daki isyanların sürmesi genç padişahın karşısına büyük engeller çıkardı. Öte yandan Rusya ile süregelen savaş ve Avrupa güç dengelerindeki hızlı değişimler de dış politikayı defalarca zorladı.
II. Mahmud, bu zorluklar karşısında acele etmemeyi ve güç dengelerini titizlikle gözetmeyi tercih etti. Yeniçeri ocağını lağvetmek için uygun ortamı yıllarca bekledi. Bu dönemde reformcu devlet adamlarını yavaş yavaş etrafında topladı; yeni kurumlar için zemin hazırladı. Onun sabırlı ve stratejik yaklaşımı, nihayetinde 1826'da Vaka-i Hayriye'nin başarıyla sonuçlanmasını mümkün kıldı.
II. Mahmud'un reformları çok geniş bir alana yayılmaktaydı. Askeri alanda Asakir-i Mansure-i Muhammediye adıyla modern bir ordu kurdu. İdari alanda bakanlık sistemine geçti, nüfus sayımı yaptırdı, posta teşkilatını kurdu, polis örgütlenmesini düzenledi. Eğitim alanında askeri okullar ve tıp okulu açtı; öğrencileri tahsil için Avrupa'ya gönderdi. Basın alanında Takvim-i Vekayi adıyla Osmanlı'nın ilk resmi gazetesini yayımlamaya başlattı.
Dış politikada II. Mahmud büyük sınavlar verdi. Yunan bağımsızlık savaşı (1821-1829), Navarin Deniz Muharebesi (1827) ve Osmanlı-Rus Savaşı (1828-1829) peş peşe toprak kayıplarına ve itibar erozyonuna yol açtı. Kavalalı Mehmed Ali Paşa meselesi ise imparatorluğun tam anlamıyla parçalanma tehlikesini gündeme getirdi.
Uzun bir saltanat süren II. Mahmud, 1839 yılında hastalandı ve tahtını oğlu Abdülmecid'e devretti. Ölümünden hemen sonra başlayan Tanzimat süreci, onun uzun yıllar hazırladığı reformların meyvelerini verdi. Tarihçiler II. Mahmud'u, Osmanlı modernleşmesinin gerçek mimarı olarak değerlendirmektedir.