Pasarofça Antlaşması (1718)
Belgrad'ı Kaybettiren ama Lale Devri'nin Kapısını Açan Barış
Pasarofça Antlaşması, 1718'de Osmanlı, Avusturya ve Venedik arasında imzalanmış; Belgrad dahil stratejik toprakların Avusturya'ya bırakılmasını zorunlu kılan ağır bir barış belgesidir. Ancak bu antlaşma aynı zamanda uzun soluklu bir barış döneminin ve Lale Devri'nin başlangıcı olmuştur.
Pasarofça Antlaşması, 1714-1718 yılları arasında yaşanan Osmanlı-Avusturya-Venedik savaşlarının sonunda imzalanan ve dönemin koşullarını belirleyen kritik bir belgedir. 1714'te Venedik'e karşı başlatılan savaşta Osmanlı büyük başarılar elde etti; Mora Yarımadası ile birçok ada yeniden Osmanlı topraklarına katıldı. Ancak 1716'da Avusturya'nın savaşa dahil olmasıyla denge değişti. Prens Eugen von Savoy komutasındaki Avusturya ordusu, 1716'daki Petervaradin Muharebesi'nde Osmanlı kuvvetlerini büyük bir yenilgiye uğrattı. Muharebede Sadrazam Ali Paşa şehit düştü; ordudaki çözülme durdurulamadı. Avusturyalılar Tameşvar'ı kuşatıp aldılar, ardından Belgrad önlerine geldiler. Kale, uzun bir direnişin ardından 1717'de "vire" ile teslim oldu.
Belgrad'ın düşmesinin ardından her iki taraf da barış müzakerelerine yöneldi. İki ay süren görüşmeler sonucunda 21 Temmuz 1718'de Pasarofça'da antlaşma imzalandı. Bu antlaşmaya Osmanlı adına yeni sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa imzasını attı.
Antlaşmanın koşulları Osmanlı için ağırdı. Avusturya ile yapılan antlaşma yirmi maddeyi kapsıyor ve yirmi dört yıl geçerliliğini sürdürecekti. Buna göre Osmanlı'nın Macaristan'daki son eyaleti Tameşvar ile Belgrad ve Semendire sancakları Avusturya'ya bırakıldı. Avusturyalı tüccarlar Osmanlı topraklarında serbest ticaret yapabilecek, iki tarafın tüccarları devletler arası geçişte daha düşük gümrük oranlarından yararlanacaktı. Avusturya Osmanlı topraklarında kendi tacirlerinin işlerine bakmak üzere konsolosluklar açabilecekti. Venedikliler ile yapılan antlaşma ise yirmi altı maddeydi; Venedik, Cerigo ve Serigotto adalarını aldı; buna ek olarak Osmanlı ülkelerinde gümrük vergisi yüzde beşten yüzde üçe indirildi.
Pasarofça Antlaşması, ağır koşullarına karşın Osmanlı için istenmedik bir kapı araladı. Avusturya ve Venedik ile varılan barış, devlete uzun soluklu bir sükûnet dönemi kazandırdı. Nevşehirli Damat İbrahim Paşa bu ortamı, kendisinin de benimsediği dönüşüm politikalarını hayata geçirmek için bir fırsat olarak değerlendirdi. Böylece Pasarofça, hem toprak kaybının hem de Lale Devri olarak anılacak kültürel açılım döneminin başlangıç belgesi olarak Osmanlı tarihinde çift anlamlı bir yer tutar.