Yirmisekiz Mehmed Çelebi: Osmanlı'nın Paris'teki İlk Gözü
1720-1721 Fransa Sefareti ve Osmanlı'nın Batı'ya Açılışındaki Öncü Adım
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1720-1721 yıllarında Fransa'ya gönderilen ilk resmi Osmanlı büyükelçilerinden biri olarak Versailles sarayını, Fransız kurumlarını ve Batı bilim dünyasını bizzat gözlemlemiştir. Kaleme aldığı Sefaretname, Osmanlı modernleşme sürecinin entelektüel temellerinden biri sayılmaktadır.
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, Lale Devri'nin en önemli diplomatik figürlerinden biridir. "Yirmisekiz" lakabı, uzun yıllar yirmisekizinci bölük çorbacısı olarak görev yapmasından kaynaklanmaktadır. Askerî kariyerinin yanı sıra zekası, gözlem yeteneği ve kalemi ile dikkat çeken Mehmed Çelebi, Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından Fransa'ya resmi büyükelçi olarak görevlendirildi. Sefaretname'nin girişinde aktarıldığına göre kendisine verilen görev yalnızca diplomatik temaslar kurmak değil, aynı zamanda Fransız medeniyetini, kurumlarını ve teknolojisini yakından inceleyerek bunları detaylı biçimde raporlamaktı.
1720 yılı sonbaharında İstanbul'dan yola çıkan Mehmed Çelebi, kalabalık bir maiyet eşliğinde Fransa'ya ulaştı. Versailles'da XIV. Louis'nin ardından tahta geçmiş genç kral XV. Louis ile resmi törenlerle kabul gördü. Fransız sarayının ihtişamı ve düzeni onu derinden etkiledi. Gezip gördüğü kurumlar arasında matbaalar, gözlemevleri, kraliyet akademileri, hastaneler ve saray bahçeleri yer alıyordu. Fransız köşk mimarisinin Osmanlı mimarisiyle benzerlikleri dikkatini çekti; ilerleyen yıllarda Sa'dabad başta olmak üzere Osmanlı bahçe mimarlığında izleri görülecek olan bazı tarzların ilham kaynağı bu gözlemler oldu.
Fransa'daki on beş aylık kalışı boyunca Mehmed Çelebi, gördüklerini ve edindiklerini bir sefaretnamede derledi. Bu Sefaretname, Osmanlı siyasi ve entelektüel tarihinde özgün bir yer tutar; çünkü Batı dünyasını salt tehdit veya düşman olarak değil, incelenmesi ve kimi zaman örnek alınması gereken bir medeniyet olarak ele alan ilk resmi Osmanlı belgelerinden biridir. Eserde Fransa'nın eğitim kurumları, basın-yayın dünyası, askeri teşkilatı ve şehir planlaması hakkında ayrıntılı bilgiler yer alır.
Mehmed Çelebi'nin Paris dönüşü, Osmanlı entelektüel çevrelerinde büyük ilgi gördü. Oğlu Said Efendi, matbaanın kurulmasında İbrahim Müteferrika ile yakın işbirliği yapacak; bu sayede baba Çelebi'nin Fransa'da gözlemlediği matbaa kültürünün Osmanlı'ya taşınması için zemin hazırlanmış olacaktı. Yirmisekiz Mehmed Çelebi'nin şahsında Osmanlı, Batı bilgisini önyargıdan arındırılmış bir merakla gözlemlemeye çalışmış; bu tutum Lale Devri'nin öne çıkan özelliklerinden biri haline gelmiştir.