Hukukun Sistematizasyonu
Osmanlı İmparatorluğu'nda hukuk iki temel kaynaktan besleniyordu: şeriat (İslam hukuku) ve örfi hukuk (padişahın fermanlarıyla oluşan laik hukuk). Kanuni Sultan Süleyman döneminden önce bu iki kaynak arasındaki ilişki tam olarak sistematize edilememişti. Kanunname-i Al-i Osman, bu iki kaynağı bütünleşik ve tutarlı bir hukuk düzenine kavuşturdu.
Ebussuud Efendi'nin Rolü
Dönemin en büyük İslam hukuku otoritesi olan Şeyhülislam Ebussuud Efendi, örfi hukukun şeriatla uyumluluğunu sağlayan fetvalar üretti. Bu fetvalar, padişahın yasal yetkisini İslam hukukunun çerçevesi içinde meşrulaştırdı. Ebussuud-Kanuni iş birliği, Osmanlı hukuk sisteminin en olgun dönemini temsil etmektedir.
Kanunnamenin Kapsamı
Kanunname; ceza hukuku (suç ve ceza tanımları), arazi hukuku (tımar ve dirlik düzeni), vergi hukuku (çeşitli eyaletler için ayrı vergi tarifnameleri) ve devlet teşkilatı (saray hiyerarşisi, ordu nizamnameleri) gibi geniş bir alanı kapsamaktadır. Her eyaletin kendine özgü yerel kanunnameleri de bu çerçevede hazırlandı; böylece merkezi hukuk ile yerel gelenekler arasında denge kuruldu.
Mirası
Kanunname-i Al-i Osman, Osmanlı hukuk düzeninin temel taşı olarak sonraki yüzyıllarda da yürürlükte kaldı. Kanuni'nin "Kanuni" unvanını kazanmasını sağlayan bu hukuki reformlar, imparatorluğun hem iç düzeninin hem de uluslararası itibarının vazgeçilmez unsurlarıdır.