Mustafa'nın Yükselişi
Kanuni'nin en büyük oğlu olan Şehzade Mustafa, annesi Mahidevran Sultan ile birlikte Manisa'da sancakbeyliği yaparken büyük bir itibar kazandı. Cesur, yakışıklı ve idareci olarak tanınan Mustafa, Osmanlı ordusu ve halkı arasında güçlü bir sevgi ve bağlılık görüyordu. Yeniçerilerin gönlünde taht için en meşru aday sayılıyordu.
Saraydaki Denge ve Rüstem Paşa'nın Rolü
Hürrem Sultan'ın oğullarının veliahtlık yarışına girmesiyle birlikte saray dengesi gerildi. Kanuni'nin damadı ve sadrazamı Rüstem Paşa, Hürrem'e yakın duruyor ve Mustafa'nın tahta geçmesi durumunda konumunu kaybetmekten çekiniyordu. 1553'te, Anadolu'daki İran seferinde Rüstem, Kanuni'ye Mustafa'nın İran Şahı ile iletişime geçtiğini ve orduyu kendi saflarına çekmeye çalıştığını ihbar etti.
İdam Kararı
İhbar üzerine kuşkuya kapılan Kanuni, Mustafa'yı çadırına davet etti. 1553 Ekim'inde Ereğli yakınlarında Kanuni'nin çadırına giren Şehzade Mustafa, padişahın emriyle dilsiz cellâtlar tarafından boğularak öldürüldü. Bu karar ordu içinde büyük şoka yol açtı; bazı birlikler yas tuttu, şairin diliyle de şikayetler dile getirildi.
Tarihin Yorumu
Tarihçiler arasında Mustafa'nın gerçekten isyan hazırlığında olup olmadığı tartışmasıdır. Çoğu çağdaş ve modern tarihçi, ihbarın Rüstem Paşa ve Hürrem Sultan'ın kurgusu olduğu görüşündedir. İdam, Kanuni'nin en büyük hatalarından biri olarak değerlendirilir; zira ardından gelen veliaht sürecinde Osmanlı hanedanı, yetenekli bir generali ve potansiyel bir hükümdarı yitirmiştir.