Oruç ve Hayreddin Barbaros'un Kuzey Afrika'ya Gelişi
Midilli asıllı iki kardeş olan Oruç ve Hayreddin Barbaros, 16. yüzyılın başından itibaren Kuzey Afrika kıyılarında faaliyet gösteriyordu. Oruç Reis, İspanyol baskısına karşı direnen Müslüman halklara yardım bahanesiyle Cezayir'in kontrolünü ele geçirdi; ancak 1518'de İspanya kuvvetleriyle girdiği savaşta hayatını kaybetti. Kardeşi Hayreddin, Osmanlı himayesi talep ederek Cezayir'i imparatorluğa bağladı.
Cezayir'in Osmanlılaşması
Hayreddin Barbaros, Yavuz Sultan Selim'den aldığı destek ve gönderilen 2.000 yeniçeri ile birlikte Cezayir'i sistematik biçimde Osmanlılaştırdı. Beylerbeyi unvanıyla yönettiği Cezayir, imparatorluğun Batı Akdeniz'deki operasyonları için ana üs işlevi gördü. Bu süreçte sancakbeyleri atandı, vergi sistemi düzenlendi ve bölgedeki Arap ve Berber nüfusla ilişkiler kuruldu.
Tunus Harekâtı (1534)
Kanuni'nin Kaptan-ı Derya'sı sıfatıyla Barbaros, 1534'te Tunus'u ele geçirdi. Hafsid hanedanının yönettiği bu şehrin alınması Osmanlı'nın Batı Akdeniz'deki etkinliğini önemli ölçüde artırdı. Ancak Şarlken 1535'te büyük bir sefer düzenleyerek Tunus'u Barbaros'tan geri aldı. Bu geri çekilme geçici olsa da Batı Akdeniz'deki güç dengesini yansıtıyordu.
Preveze ve Sonrası
Tunus'un kaybının acısını 1538 Preveze zaferinde çıkaran Barbaros, ömrünün geri kalanında Osmanlı Akdeniz stratejisinin uygulayıcısı oldu. 1543'te Fransız müttefikiyle birlikte Şarlken'e karşı yürütülen kampanya sırasında Nice'i kuşattı. Barbaros 1546'da İstanbul'da hayatını kaybetti; ardında kurduğu Cezayir eyaleti Osmanlı hâkimiyetinde 1830'a kadar varlığını sürdürdü.