Kale'nin Stratejik Önemi
Belgrat, Tuna ve Sava nehirlerinin kavşağında konumlanan, Orta Avrupa'ya giden güzergahın en kritik noktasıdır. Fatih Sultan Mehmed bile bu kaleyi 1456'da almayı başaramamış; şiddetli bir kuşatmanın ardından geri çekilmek zorunda kalmıştı. Kanuni Sultan Süleyman, tahta geçer geçmez bu yarım kalan hesabı tamamlamayı öncelikli hedef olarak belirledi.
Kuşatma ve Teslim
1521 yazında büyük bir Osmanlı ordusu ve donanması Belgrat önlerine geldi. Topçu atışları ve mühendislik çalışmalarıyla surlar sistematik biçimde aşındırıldı; şehrin iç kalesi dayanma gücünü yitirdi. 29 Ağustos 1521'de Belgrat teslim oldu. Kanuni, kaleyi almış olmakla birlikte şehir halkına nispeten ılımlı davrandı ve büyük bir katliama izin vermedi.
Sonuçları
Belgrat'ın fethi, Osmanlı'nın Tuna hattındaki hâkimiyetini kesinleştirdi ve Mohaç, Budin ile sonraki Avrupa seferlerinin üssü oldu. Böylece Fatih'in tamamlayamadığı bir fetih, onun torununun eliyle nihayet gerçekleştirilmiş oldu. Bu zafer Kanuni'nin Avrupa politikasındaki stratejik kararlılığının erken bir yansımasıdır.