Savaşın Arka Planı
Kanuni Sultan Süleyman döneminde Osmanlı Devleti, karada olduğu kadar denizlerde de üstünlük kurma hedefindeydi. Barbaros Hayreddin Paşa'nın 1533'te Kaptan-ı Derya olmasıyla Osmanlı donanması büyük bir dönüşüm geçirdi. Papa III. Paul'ün girişimiyle Venedik, İspanya, Ceneviz ve Malta Şövalyeleri'nden oluşan bir Haçlı ittifakı kuruldu. Andrea Doria komutasındaki bu birleşik donanma, Osmanlı deniz gücünü kırmayı hedefliyordu.
Muharebe
28 Eylül 1538 sabahı, iki donanma Preveze Körfezi açıklarında karşılaştı. Barbaros Hayreddin Paşa, 122 kadırgadan oluşan Osmanlı donanmasını ustaca konumlandırdı. Haçlı donanması sayıca üstün olmasına rağmen Andrea Doria'nın tereddütlü tavrı ve Barbaros'un taktik dehası savaşın kaderini belirledi. Osmanlı donanması, düşman gemilerini kuşatarak ağır kayıplar verdirdi.
Zafer ve Sonuçları
Preveze Zaferi, Osmanlı Devleti'nin Akdeniz'deki mutlak hakimiyetini ilan ettiği dönüm noktasıdır. Bu zaferle Akdeniz, 33 yıl boyunca fiilen bir Osmanlı gölü haline geldi. Türk Deniz Kuvvetleri, bu zaferin anısına her yıl 28 Eylül'ü Türk Denizcilik Günü olarak kutlamaktadır. Barbaros Hayreddin Paşa, tarihin en büyük amiralleri arasında yerini aldı.
Stratejik Önemi
Preveze Muharebesi, Osmanlı'nın sadece bir kara devleti olmadığını, denizlerde de rakipsiz bir güç olduğunu kanıtladı. Kanuni Sultan Süleyman'ın saltanatının en parlak sayfalarından biri olan bu zafer, Sokullu Mehmed Paşa dönemine kadar sürecek Akdeniz üstünlüğünün temelini attı. Mimar Sinan'ın Barbaros için yaptığı türbe, bu büyük denizcinin anısını yaşatmaktadır.