İttihat ve Terakki Cemiyeti: Osmanlı Siyasetinin Gölgesi

İttihat ve Terakki Cemiyeti, 1889'da kurulan ve II. Meşrutiyet'ten Birinci Dünya Savaşı'nın sonuna kadar Osmanlı siyasetine fiilen yön veren örgüttür. Başlangıçta özgürlük ve anayasal düzen idealiyle yola çıkan cemiyet, giderek tek parti iktidarına dönüşerek Osmanlı tarihinin en tartışmalı siyasi örgütü hâline geldi.

İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin (İTC) temelleri, 1889'da İstanbul Askerî Tıbbiye Öğrencisi İbrahim Temo ve arkadaşları tarafından atıldı. Cemiyetin ilk amacı, II. Abdülhamid'in otokratik yönetimine karşı anayasal hükümeti yeniden hayata geçirmekti. Makedonya'da askerî subaylar arasında köklenen örgüt, 1908 devriminin motorunu oluşturdu. II. Meşrutiyet'in ilanından sonra cemiyet, parlamento içinde güçlü bir çoğunluk edindi; ancak açık bir hükümet kurmak yerine perde arkasında yönlendirme stratejisini tercih etti. Zamanla Hürriyet ve İtilaf Partisi başta olmak üzere çeşitli muhalif gruplar İTC iktidarını sorgulamaya başladı. 1913'teki Bâbıâli Baskını, İTC'nin iktidarı fiilen ele geçirdiğinin dönüm noktasını oluşturur. Bu darbede iktidardaki Kâmil Paşa hükümeti zorla devrildi ve Mahmud Şevket Paşa sadrazamlığa getirildi. Böylece cemiyet, parlamenter kılığa bürünmüş otoritasyonu açıkça tercih etti. Enver-Talat-Cemal üçlüsünün hâkim olduğu 1913-1918 dönemi, İTC'nin iktidarının zirvesini oluşturdu. Bu dönemde önemli kararlar: Osmanlı'nın Almanya yanında savaşa girmesi, azınlıklara yönelik tehcir ve sürgün uygulamaları ile millî iktisat politikası çerçevesinde gerçekleşen toplumsal dönüşümler yer aldı. Mondros sonrasında örgüt çözüldü; liderleri yurt dışına kaçtı.