Halime Sultan kimdir?
Popüler kültürde Halime Sultan, Ertuğrul Gazi’nin eşi ve Osman Gazi’nin annesi olarak bilinir. Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Türbesi’nin çevresinde ona atfedilen bir kabir ziyaret edilir ve çeşitli yayınlarda 1281 veya 1282 gibi ölüm tarihleri verilir. Ne var ki bu adı 13. yüzyıla bağlayan güvenilir bir tarihsel kayıt bugüne kadar gösterilebilmiş değildir.
Erken Osmanlı kaynakları Osman Gazi’nin annesinin adını hiç vermez. Geriye şu soru kalır: bu ad nereden geldi, Söğüt’teki kabir geleneği nasıl oluştu ve bir televizyon dizisi bu bilgiyi nasıl bu kadar yaygınlaştırdı? Bir adın kaynağını bulamamak da tarih yazımının bir sonucudur; aşağıda anlatılan tam olarak budur.
Erken Osmanlı kaynakları ne söylüyor?
Osmanlı hanedanının kuruluşunu anlatan en erken Osmanlı kronikleri 15. yüzyılda yazıya geçirilmiştir. Âşıkpaşazâde’nin tarihi ile Neşrî’nin Cihannümâ’sı hanedanın soyunu yalnız erkekler üzerinden kurar: Osman, Ertuğrul’un oğludur; Ertuğrul’un babası için Süleyman Şah veya Gündüz Alp adları verilir. Bu metinlerde Ertuğrul’un eşinin veya Osman’ın annesinin adı geçmez.
Modern başvuru eserleri de aynı tabloyu doğrular. Fahameddin Başar’ın TDV İslâm Ansiklopedisi’ndeki “Ertuğrul Gazi” maddesi eşinin adını anmaz; Halil İnalcık’ın “Osman I” maddesi Osman’ın annesine ilişkin bir kayıt vermez ve kroniklerde aktarılan bilgilerin folklorik unsurlardan ayrıştırılması gerektiğini açıkça vurgular.
Kuruluş dönemini ele alan modern araştırmaların ortak vurgusu şudur: Osmanlı hanedanının ilk kuşaklarına dair aile anlatıları, olayların en az yüz yıl sonrasında ve hanedana meşruiyet kazandırma amacı da taşıyan bir çerçevede yazılmıştır. Osman Gazi’nin annesinin kimliği bu kaynak zemininde tarihsel olarak bilinmemektedir.
Söğüt’teki kabir ve ziyaret geleneği
Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Türbesi, Osmanlı kuruluş hafızasının en güçlü mekânlarından biridir. M. Baha Tanman’ın TDV İslâm Ansiklopedisi’ndeki türbe maddesine göre türbe çeşitli onarımlardan geçmiş ve II. Abdülhamid döneminde 1886-1887 onarımlarıyla bugünkü düzenine kavuşmuştur; hazirede Ertuğrul’un eşi olarak kabul edilen Halime Hatun’a atfedilen kabir türbenin doğusunda yer alır. Çevrede Turgut Alp, Konur Alp, Akça Koca ve Dündar Bey gibi kuruluş dönemi kişilerine atfedilen kabirler de bulunur.
Türkiye Kültür Portalı’ndaki resmî envanter kaydı, bu kabrin bugünkü mermer düzenlemesini 1907 olarak kaydeder; düzenleme II. Abdülhamid dönemine aittir. Yani ortada devlet envanterinde kayıtlı, ziyaret edilen bir kabir düzenlemesi vardır; fakat bu düzenleme 20. yüzyıl başına aittir ve orada kimin medfun olduğuna dair kanıt oluşturmaz. Adı taşıyan kişiyi 13. yüzyıla bağlayan çağdaş bir kitabe veya belge ortaya konabilmiş değildir. Türbe çevresi, özellikle Karakeçili toplulukları için kuşaklar boyunca ata ziyaretinin merkezi olmuştur; gelenek canlıdır, ancak gelenek ile belge birbirinin yerine geçmez.
Adın kaynağı ve benzer örnekler
“Halime” adı, erken kaynaklarda bulunmadığı gibi hangi geç metinde ilk kez kullanıldığı da kesin olarak gösterilememiştir. Eldeki kayıtlar, adın 13. yüzyıl belgelerinde değil, geç dönem anma geleneğinde ve modern popüler yayınlarda görünür hâle geldiğini gösterir. Osmanlı hanedan tarihinde başka Halimelerin bulunması da adlar arasında karışma ihtimalini akla getirir; fakat bu ihtimal belgelenmeden kesin köken açıklaması gibi sunulamaz. Nitekim Candaroğlu hanedanından gelen ve II. Murad ile evlendirilen Hatice Halime Hatun bambaşka bir kişidir ve bu sayfadaki gelenekle ilgisi yoktur.
Bu durum kuruluş dönemi kadınları için istisna değildir. Orhan Gazi’nin hanımı Nilüfer Hatun gerçek ve belgelenebilir bir tarihsel kişidir; buna rağmen onun bile kökenine dair “Yarhisar tekfurunun kızı Holofira” anlatısı geç kroniklere dayanır ve kesin bilgi sayılmaz. Ertuğrul kuşağına gidildikçe kaynaklar daha da seyrekleşir; kadınların adları çoğu zaman hiç kaydedilmemiştir. Bu örnekte eksik olan şey ilgi değil, belgedir.
Diriliş Ertuğrul ve popüler algı
Bu adın bugünkü yaygınlığında, 2014-2019 yılları arasında yayımlanan Diriliş Ertuğrul dizisinin büyük payı olduğu söylenebilir. Dizide Halime Sultan, Ertuğrul’un eşi ve Osman’ın annesi olan bir Selçuklu hanedan üyesi olarak kurgulanmıştır. Dizinin geniş izleyiciliği düşünüldüğünde, adın Türkiye dışında da tanınmasında bu karakterin payı olduğu çıkarımı makuldür.
Dizinin kurgusuyla tarihsel kayıt arasındaki fark açıktır: Halime’ye yüklenen Selçuklu kimliği ve biyografik ayrıntılar çağdaş kaynaklarla desteklenmez. Bir dram yapımının boşluğu kurguyla doldurması meşrudur; tarih sayfasının görevi ise bu kurgu ile belgelenebilir bilgiyi ayırmaktır. İnternette dolaşan kesin doğum ve ölüm tarihleri, köken listeleri ve ayrıntılı hayat hikâyeleri bu ayrım yapılmadan okunmamalıdır.
Tarih yazımı açısından ne ifade eder?
Bu örnek, erken Osmanlı tarihinin temel kaynak sorununu tek bir ad üzerinde gösterir. Kuruluş kuşağının çağdaş belgesi yok denecek kadar azdır; kuruluşa dair anlatılar ise yüzyıl sonra, kendi dönemlerinin ihtiyaçlarıyla yazıya geçirilmiştir. Bu boşlukta geç gelenek, anma mekânları ve modern popüler kültür birbirini besleyerek ayrıntılı bir “bilgi” görüntüsü üretebilir.
Böyle durumlarda doğru tutum adı yok saymak değil, nereden geldiğini ve neyin belgelenebildiğini ayırmaktır. Halime Sultan adı, kurmaca bir televizyon karakterinde ve Söğüt’teki canlı ziyaret geleneğinde karşılık bulur; 13. yüzyıla ait belgelenmiş bir biyografide ise karşılığı yoktur.
Sık sorulan sorular
Halime Sultan gerçek bir tarihî kişi mi?
Adı erken Osmanlı kaynaklarında geçmez. Osman Gazi’nin bir annesi elbette yaşamıştır; fakat kimliği, adı ve Ertuğrul’la ilişkisinin niteliği belgelenememiştir.
Osman Gazi’nin annesi miydi?
Bu, modern popüler anlatının ve dizinin aktardığı bir iddiadır. Erken kronikler adı hiç kaydetmez; modern akademik literatür Osman’ın annesinin kimliğinin bilinmediğini kabul eder.
Söğüt’teki kabir kime ait?
Ertuğrul Gazi Türbesi haziresinde, türbenin doğusunda ona atfedilen bir kabir bulunur. Resmî kültür envanterine göre kabrin bugünkü mermer düzenlemesi 1907 yılında yapılmıştır; 13. yüzyıldan kalma bir kitabeyle belgelenmez.
Dizideki gibi Selçuklu prensesi miydi?
Bunu doğrulayan güvenilir bir tarihsel kaynak yoktur; söz konusu Selçuklu hanedanı kimliği Diriliş Ertuğrul dizisinin kurgusudur.
Hatice Halime Hatun ile aynı kişi mi?
Hayır. Hatice Halime Hatun, Candaroğlu hanedanından gelen ve Sultan II. Murad ile evlendirilen bambaşka bir kişidir; iki ad arasında bilinen bir bağ yoktur.
Kaynakça
- Fahameddin Başar, “Ertuğrul Gazi”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 11, 1995, s. 314–315.
- Halil İnalcık, “Osman I”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 33, 2007.
- M. Baha Tanman, “Ertuğrul Gazi Camii ve Türbesi”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 11, 1995, s. 316–317.
- “Halime Hatun Kabri”, Türkiye Kültür Portalı, Kültür Envanteri, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı.
- Âşıkpaşazâde, Osmanoğulları’nın Tarihi: Tevârîh-i Âl-i Osmân, haz. Kemal Yavuz – M. A. Yekta Saraç, İstanbul, 2007.
- Mevlânâ Mehmed Neşrî, Kitâb-ı Cihan-nümâ: Neşrî Tarihi, haz. Faik Reşit Unat – Mehmed A. Köymen, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 1987.
- Colin Imber, Osmanlı İmparatorluğu 1300-1481, çev. Şule Perinçek, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, İstanbul, 2006.