Savaşın Arka Planı
1300'lü yılların başında Osman Gazi'nin beyliği hızla genişlemekteydi. Karacahisar'ın Fethi'nin ardından Osmanlı akınları Bizans'ın İzmit (Nicomedia) ve İznik (Nicaea) çevresine kadar ulaşmaya başlamıştı. Bizans İmparatoru II. Andronikos, bu tehdidi bertaraf etmek için bir sefer ordusu göndermeye karar verdi. Bölgedeki Bizans tekfurlarının yardım çağrıları da bu kararı hızlandırdı.
Kuvvetlerin Düzeni
Bizans ordusu, Muzalon komutasında yaklaşık 2.000 kişilik bir kuvvetten oluşuyordu. Bu kuvvet, ağır zırhlı süvariler ve profesyonel piyadelerden meydana geliyordu. Osman Gazi ise Tursun Alp, Akçakoca Bey, Konur Alp ve Köse Mihal gibi deneyimli komutanlarıyla birlikte Türkmen süvari birliklerini topladı. Osmanlı kuvvetleri sayıca daha fazla olmasına rağmen, düzenli bir ordu yapısından yoksundu.
Muharebenin Seyri
Koyunhisar (Bafeon) Muharebesi, 1302 yılının yaz aylarında Yalova yakınlarındaki Koyunhisar ovasında gerçekleşti. Osman Gazi, klasik Türkmen savaş taktiğini uyguladı: sahte geri çekilme ile düşmanı tuzağa çekme. Bizans süvarileri, geri çekilen Osmanlı öncü kuvvetlerini takip ederken pusuya düştü. Tursun Alp'in komutasındaki yan kanat birliklerinin saldırısıyla Bizans düzeni bozuldu ve ağır bir yenilgiye uğradı.
Zaferin Sonuçları
Koyunhisar Muharebesi'nin sonuçları Osmanlı beyliği için son derece önemli oldu. Birincisi, Bizans'ın bölgedeki askeri itibarı sarsıldı ve yerel tekfurlar savunmasız kaldı. İkincisi, bu zafer Anadolu'daki diğer Türkmen boylarının ve gazilerin Osman Gazi'nin sancağı altında toplanmasını hızlandırdı. Dursun Fakih bu zafer sonrasında kadılık görevinde daha geniş bir yetki alanına kavuştu. Şeyh Edebali'nin dergâhında zafer şükrü olarak dualar edildi.
Stratejik Önemi
Bu muharebe, Osmanlı'nın artık küçük çaplı akınlar yapan bir beylik değil, meydan savaşı kazanabilecek düzeyde bir askeri güç olduğunu kanıtladı. Koyunhisar zaferi, sonraki yıllarda Bursa Kuşatması'na giden yolun ilk büyük adımıydı. Mal Hatun ve Rabia Bala Hatun'un eşi olan Osman Gazi, bu zaferle birlikte bölgenin en güçlü beyi unvanını fiilen kazandı. Kayı Boyu Damgası artık korku ve saygı uyandıran bir sembol hâline gelmişti.