Fatih Camii ve Külliyesi
İstanbul'un İlk Büyük Osmanlı Külliyesi
Fatih Sultan Mehmed, İstanbul'un fethinin ardından kendi adını taşıyan büyük bir cami ve külliye inşa ettirdi. Havariyun Kilisesi'nin yerine kurulan bu yapı kompleksi, İstanbul'daki ilk büyük Osmanlı külliyelerinden biridir. Sekiz medresesiyle ilim merkezi olma özelliği taşıyan külliye, Osmanlı şehircilik anlayışının da ilk örneklerinden sayılır.
Sultan Mehmed">Fatih Sultan Mehmed, İstanbul'u fethettikten sonra kalıcı bir anıt bırakma düşüncesiyle büyük bir cami ve külliye inşaatını başlattı. Bu yapı için şehrin en yüksek tepelerinden biri, Havariyun Kilisesi'nin bulunduğu yer seçildi. Havariyun ya da Kutsal Havariler Kilisesi, Bizans döneminin en önemli kiliselerinden biriydi; Konstantinos ve onun ardından gelen pek çok Bizans imparatoru bu kilisenin haziresine defnedilmişti.
Sultan, Bizans'ın bu simgeli yapısının yerine Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerinden birini inşa ettirdi. Fatih Camii'nin inşaatı 1463'te başladı ve 1470'te tamamlandı. Mimar Sinan">Mimar Sinan'ın büyük yapılarından önce tamamlanan bu yapı, dönemi için son derece büyük ve etkileyiciydi. Ana cami; tek büyük kubbe, iki yarım kubbe ve geniş iç mekânıyla Osmanlı cami mimarisinin öncü örneklerinden birini oluşturuyordu. İlk yapıdan büyük bölümü 1766 depreminde yıkılmış; bugün görülen cami büyük ölçüde sonraki dönemde yeniden inşa edilmiştir.
Külliyenin asıl büyüklüğü, cami yapısının ötesindeki geniş komplekste yatmaktadır. Külliye bünyesinde sekiz medrese bulunuyordu; bu medreseler çifter çifter caminin sağında ve solunda konumlandırılmıştı ve "Semaniye Medreseleri" adıyla anılıyordu. Bu medreseler dönemin en yüksek eğitim kurumlarıydı; imparatorluğun dört bir yanından gelen ilim talebeleri burada eğitim görüyordu. Bunların yanı sıra külliyede bir dârüşşifa yani hastane, bir imaret yani aşevi, bir kervansaray ve bir hamam da yer alıyordu.
Fatih Külliyesi, Osmanlı şehircilik anlayışının en güzel uygulamalarından birini sergiler. Külliye yalnızca ibadet merkezi değil; eğitim, sağlık, ticaret ve sosyal yardım işlevlerini bir arada barındıran çok amaçlı bir komplekstir. Bu anlayış, sonraki Osmanlı padişahlarının inşa ettirdiği Süleymaniye, Selimiye gibi büyük külliyeler için bir model oluşturmuştur.
Fatih Sultan Mehmed, külliyenin ayrılmaz bir parçası olarak bu yapının yanı başında kendi türbesini de yaptırdı. Sultan'ın naaşı 1481'deki ölümünün ardından bu türbeye defnedildi. Türbe, bugün hâlâ caminin bahçesinde durmakta ve İstanbul halkı tarafından ziyaret edilmektedir. Fatih Camii ve Külliyesi, Osmanlı mimarisinin ve şehir anlayışının fetihten hemen sonraki dönemde ulaştığı olgunluğun somut bir kanıtı olarak tarihî değerini korumaktadır.
Diğer isimleri: Fatih Camii, Fatih Külliyesi