Otlukbeli Muharebesi (1473): Uzun Hasan'a Karşı

Fatih Sultan Mehmed, 1473 yılında Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan ile Doğu Anadolu'da büyük bir karşılaşmaya girdi. Otlukbeli Muharebesi'nde Osmanlı ordusu Uzun Hasan'ın kuvvetlerini kesin biçimde mağlup etti. Bu zafer, Osmanlı'nın Anadolu'da rakipsiz hâkimiyetini pekiştirirken Uzun Hasan'ın Avrupa devletleriyle kurduğu ittifakın da sona erişini simgeledi.

On beşinci yüzyılın ortalarında Osmanlı Devleti'nin doğusunda güçlü bir rakip yükseliyordu: Akkoyunlu Devleti ve başındaki Uzun Hasan. Uzun Hasan, yalnızca Anadolu'nun doğusunda değil Orta Doğu'nun geniş bir bölümünde etkisini hissettiren güçlü ve hırslı bir hükümdardı. Osmanlı'nın Batı'ya yönelik fetih politikasını fırsata çevirerek hem Anadolu beyliklerini hem de Karamanoğulları'nı himayesine almaya çalıştı. Uzun Hasan'ın büyük stratejisi yalnızca askerî değil diplomatikti. Avrupa Hristiyan devletleriyle, özellikle Venedik ile temasa geçerek Osmanlı'ya karşı bir cephe oluşturmayı denedi. Venedikliler Uzun Hasan'a ateşli silahlar ve teknik uzmanlar gönderdi. Karşılıklı mektuplar ve elçiler aracılığıyla ortak bir harekât planlandı. Bu ittifak Osmanlı için ciddi bir tehdit oluşturuyordu; zira doğudan Akkoyunlular, batıdan ise Venedik tarafından aynı anda sıkıştırılma tehlikesi söz konusuydu. Fatih Sultan Mehmed bu tehdidin farkındaydı ve kesin bir çözüm için harekete geçti. 1473 yazında Osmanlı ordusu doğuya büyük bir sefer düzenledi. İki ordu, Erzincan yakınlarında Otlukbeli adı verilen yerde karşılaştı. Uzun Hasan'ın kuvvetleri sayıca az olmamakla birlikte Venedik'ten temin edilen ateşli silahların kullanımında yetersizdi; Osmanlı topçusu ise yıllarca süren savaş deneyimiyle son derece etkindi. Otlukbeli Muharebesi'nde Osmanlı kuvvetleri Akkoyunlu ordusunu ağır bir bozguna uğrattı. Uzun Hasan kaçmak zorunda kaldı; askeri gücü büyük çapta zayıfladı. Bu yenilgi, Uzun Hasan'ın Avrupa ile kurduğu ittifakın pratik değerini sıfırladı. Venedik'in uzaktan sağladığı destek, sahada işe yaramamıştı. Otlukbeli Muharebesi'nin uzun vadeli etkileri son derece önemliydi. Akkoyunlular'ın Osmanlı'ya karşı ciddi bir tehdit oluşturma kapasitesi büyük ölçüde ortadan kalktı. Anadolu'daki Türk beylikleri Fatih'in gücü karşısında boyun eğmek durumunda kaldılar. Ayrıca Uzun Hasan'dan destek bekleyen Karamanoğulları gibi beyliklerin direniş umudu da kırıldı. Doğu Anadolu'da Osmanlı hâkimiyeti pekişti ve imparatorluğun Batı'ya yönelik fetih politikası için güvenli bir doğu cephesi sağlanmış oldu.