Erken Hayatı ve İlmi Yetişmesi
Akşemseddin, 1390 yılında Şam'da doğdu. Ailesi Anadolu'ya göç ettikten sonra Osmancık'ta yerleşti. Genç yaşta tıp, matematik ve dini ilimlerde derin bilgi edindi. Hacı Bayram-ı Veli'nin müridi olarak tasavvuf yoluna girdi ve hocasının en seçkin halifelerinden biri haline geldi. Tıp alanındaki bilgisi de dikkat çekiciydi; hastalıkların bulaşıcılığı konusundaki görüşleri çağının çok ötesindeydi.
Fatih'in Hocalığı
Akşemseddin, genç Şehzade Mehmed'in manevi eğitimini üstlenen en önemli isimdi. Ona İstanbul'un fethedileceği müjdesini veren, Hz. Peygamber'in "İstanbul mutlaka fethedilecektir" hadisini hatırlatarak genç şehzadeyi bu büyük hedefe yönlendiren kişi oldu. Fatih Sultan Mehmed'in fetih azminin manevi kaynağı olarak Akşemseddin'in rolü büyüktür.
İstanbul Kuşatmasındaki Rolü
1453 kuşatması sırasında Akşemseddin, ordunun moralini yüksek tutmak için büyük çaba gösterdi. Kuşatmanın uzadığı ve bazı vezirlerin geri çekilmeyi önerdiği kritik anlarda Fatih'i cesaretlendirerek kuşatmanın sürdürülmesini sağladı. Manevi otoritesiyle askerlerin motivasyonunu artırdı. Fetihten sonra ise Eyüp Sultan semtinde Hz. Ebû Eyyûb el-Ensârî'nin kabrini keşfetti; bu keşif İstanbul'un İslam dünyasındaki manevi önemini pekiştirdi.
Göynük'e Çekilişi ve Vefatı
Fethin ardından Akşemseddin, dünyevi makam ve mevkilerden uzak durarak Göynük'e çekildi. Burada ilim ve ibadetine devam ederek mütevazı bir hayat sürdü. 1459 yılında Göynük'te vefat etti. Kabri Göynük'te ziyaret edilmektedir. Akşemseddin, İstanbul'un fethinin manevi mimarı olarak Osmanlı ve İslam tarihinde müstesna bir yere sahiptir.