Fatih'in Ölümü ve Mirası

Fatih Sultan Mehmed, 3 Mayıs 1481'de henüz kırk dokuz yaşındayken bir sefer hazırlığı sırasında hayatını kaybetti. Çeyrek yüzyılı aşkın saltanatı boyunca Osmanlı İmparatorluğu'nu küçük bir Balkan devletinden üç kıtada söz sahibi büyük bir imparatorluğa dönüştürdü. Fatih'in ardında bıraktığı siyasi, hukuki ve kültürel miras, Osmanlı düzeninin şekillenmesinde belirleyici bir temel oluşturdu.

Sultan II. Mehmed, 3 Mayıs 1481'de İstanbul yakınlarındaki Hünkârçayırı'nda hayata gözlerini yumdu. Ölüm haberi önce gizli tutuldu; saray, veraset düzenini sağlamak için zaman kazanmaya çalıştı. Sultanın yeni bir büyük sefer için hazırlık yaptığı biliniyordu; kimi kaynaklar Mısır'ı, kimileri ise İtalya'yı bu seferin hedefi olarak gösterir. Ölümü, bu iki büyük hedeften hangisinin gerçekleşeceğini ebediyen belirsiz bıraktı. Fatih Sultan Mehmed, tahta çıktığında on dokuz yaşında genç bir padişahtı. On beşinci yüzyılın ortalarında Osmanlı Devleti, Balkanlar ve Anadolu'da köklü ancak görece sınırlı bir güçtü. Mehmed bu devleti, ölümüne gelindiğinde üç kıtada; Avrupa'da Tuna'ya, Asya'da Fırat'a, Afrika kıyılarında ise Mısır sınırına dayanan devasa bir imparatorluğa dönüştürmüştü. Otuz yılı aşan saltanatı boyunca kişisel komutasında ya da vezirlerinin yönetiminde gerçekleştirilen fetihler, Osmanlı topraklarını katlandı. İstanbul'un fethi, Fatih'in en büyük mirası olarak tarihe geçmektedir. Bu tarihi zafer, Osmanlıların kendisini meşru bir İslam imparatorluğu olarak dünyaya ispat etmesi bakımından eşsiz bir anlam taşıyordu. Hz. Muhammed'e atfedilen ve İstanbul'un fethini müjdeleyen hadis, bu zaferle gerçekleşmiş; Fatih, peygamberin methine mazhar olan kumandan sıfatını kazanmıştı. Fatih Kanunnamesi, onun hukukî mirası olarak Osmanlı devlet geleneğini uzun yıllar boyunca biçimlendirdi. Devlet teşkilatı, eyalet sistemi ve tımar düzeni, sultanın döneminde aldığı biçimle sonraki yüzyıllara taşındı. Medreseler, külliyeler ve kütüphaneler kurarak ilmin de hâmisi olan Fatih, Osmanlı entelektüel geleneğinin güçlü temellerini attı. Fatih Sultan Mehmed'in naaşı, kendi yaptırdığı Fatih Camii'nin bahçesindeki türbeye defnedildi. Türkler arasında "Ebü'l-Feth" yani "Fatihlerin Babası" olarak da anılan sultan, Osmanlı kültüründe efsanevi bir figür hâline geldi. İstanbul'un fethinin yıldönümü olan 29 Mayıs, bugün hâlâ büyük törenlerle kutlanmakta ve Fatih'in adı Türk tarihinin en parlak sayfalarından birinde yaşamaya devam etmektedir. Onun kişiliğinde hem Doğu hem de Batı dünyasına hükmeden, ilmi ve kılıcı aynı anda kullanan nadir bir hükümdar tipi somutlaşmıştır.