İsyanın Kökeni: Genç Osman'a Duyulan Öfke
Genç Osman'ın yeniçeriler tarafından katledilmesi (20 Mayıs 1622), Osmanlı toplumunda derin bir şok ve öfke yarattı. Erzurum Valisi Abaza Mehmed Paşa bu duyguları siyasi bir platforma taşıdı; "Genç Osman'ın kanını dâva ederek" yeniçerileri hedef alan bir isyan başlattı. Kısa sürede Anadolu'nun geniş kesimlerinde destek buldu; Türkmenler ve tımarlı sipahiler de ona katıldı. Bursa'yı kuşatacak noktaya geldi. Bu isyan; yalnızca kişisel bir intikam hareketi değil, yeniçeri sistemine duyulan birikmiş toplumsal öfkenin patlamasıydı.
Bastırılma ve Af
Sadrazam Çerkez Mehmed Paşa kuvvetleriyle Kayseri civarında karşılaşan Abaza Mehmed Paşa, yenilginin ardından Erzurum'a çekildi. Ancak Sadrazam onunla savaşmak yerine uzlaşmayı tercih etti ve onu Erzurum beylerbeyliğinde bıraktı. Abaza Paşa 1628'de ikinci kez isyan etti; bu sefer Sadrazam Halil Paşa, eski talebi olan dost karşısında onu ikna ederek teslim olmasını sağladı. İstanbul'a getirilen Abaza Mehmed Paşa, IV. Murad tarafından idam edilmedi; üstelik sadrazamlık kademesine yakın görevlere atandı. Bosnalı beylerin önünde 1634'te idam edildi.
Tarihteki Yeri
Abaza Mehmed Paşa'nın isyanı, 17. yüzyıl Osmanlı taşrasında yeniçeri karşıtı duyguların ve merkezi otoriteye duyulan güvensizliğin ne denli derin köklere sahip olduğunu gösterir. Onun hareketi; Sultan IV. Murad'ın daha sonra uygulayacağı yeniçeri tasfiyelerinin toplumsal zeminini hazırladı ve Celali isyanları geleneğinin son büyük halkalarından biri olarak tarihe geçti.