Saraya Girişi ve Yükselişi
Kösem Sultan, yaklaşık 1589 yılında büyük olasılıkla Yunan asıllı bir ailede dünyaya geldi; asıl adı Anastasia olduğu tahmin edilmektedir. Küçük yaşlarda Osmanlı sarayına alındı ve I. Ahmed'in gözdesi hâline geldi. I. Ahmed'den birden fazla şehzade doğurdu; bu durum onu saraydaki konumunu pekiştirdi. I. Ahmed'in 1617'deki erken ölümünün ardından şehzadelerin annesi ve dolayısıyla devlet siyasetinde ağırlık taşıyan bir figür olarak öne çıktı.
Kadınlar Saltanatı
Kösem Sultan, Osmanlı tarihinde "Kadınlar Saltanatı" ya da "Kadınlar Egemenliği" olarak adlandırılan dönemin (yaklaşık 1533-1656) en etkin figürüdür. Bu dönemde padişah anası ya da gözde konumundaki saray kadınları devlet yönetiminde belirleyici rol oynadı. Kösem Sultan; sadraza mları atama ve azletme, savaş-barış kararlarını etkileme ve yeniçeri ayaklanmalarını yönetme gibi alanlarda fiilen iktidar kullandı.
IV. Murad Dönemi
IV. Murad tahta çıktığında (1623) henüz çocuktu; bu durum Kösem Sultan'ın nüfuzunu zirveye taşıdı. Ancak IV. Murad büyüyüp güçlendikçe annesinin etkisini kırmaya yöneldi. Güçlü ve otoriter bir padişah olan IV. Murad, giderek bağımsız kararlar aldı; Kösem Sultan geri plana çekilmek zorunda kaldı. Bununla birlikte Sultan İbrahim'in akıl sağlığı sorunları nedeniyle siyaset dışı kalmasıyla birlikte Kösem Sultan yeniden en güçlü konum olan valide sultanlığa döndü.
Ölümü ve Mirası
IV. Mehmed'in 1648'de tahta çıkmasının ardından Kösem Sultan, torununun valide sultan sıfatını devralan annesi Turhan Hatice Sultan ile iktidar çatışmasına girdi. Bu çatışma Kösem Sultan'ın 1651'de saray içinde boğularak öldürülmesiyle son buldu; katillerin Turhan Sultan'ın adamları olduğu ileri sürülmektedir. Osmanlı tarihinin en uzun ve en etkili valide sultanlık döneminin sahibi olan Kösem Sultan, güç, entrika ve yönetim yeteneğinin simgesi olarak tarihe geçti.