Yeniçerilerin Gücü
Osmanlı kapıkulu piyade ordusu olan yeniçeriler 17. yüzyılda imparatorluğun en belirleyici siyasi aktörlerinden biri hâline geldi. Devşirme sisteminin zayıflamasıyla birlikte yeniçeri ocağına Müslüman doğumlu kişilerin, esnafın ve zanaatkârların oğulları kaydedilmeye başlandı. Bu süreç ocağın askeri disiplinini bozdu; ancak İstanbul halkıyla köklü bağlar kurulmasını sağladı.
Öne Çıkan İsyanlar
1622'de Genç Osman'ın öldürülmesi, yeniçeri isyanlarının en kanlısıdır. 1648'de Sultan İbrahim'in tahttan indirilmesi ve öldürülmesi de yeniçeri baskısıyla gerçekleşti. 1703 Edirne Vakası ise yüzyılın sonunda benzer bir isyan örüntüsünü gözler önüne serer. Yeniçeriler yalnızca silahlı muhalefet değil; şehrin esnaf ve dini çevreleriyle de ittifak kurarak geniş bir baskı aracına dönüştü.
Devlet Yönetimine Etkileri
Yeniçeri baskısı altında sadrazamlar çok kısa sürelerde görevden alındı ya da öldürüldü. Köprülü ailesinin 1656 sonrasında kurduğu sert disiplin geçici bir istikrar sağlasa da ocağın siyasi gücü hiçbir zaman tamamen kırılamadı. Bu durum Osmanlı devletinin 17. yüzyılda köklü askeri reformlar yapmasını engelledi.