Bektaşiliğin Kökenleri
Hacı Bektaş-ı Veli, 13. yüzyılda Horasan'dan Anadolu'ya göç etmiş ve bugünkü Hacıbektaş'a yerleşmiş bir Türkmen velisidir. Öğretileri; İslam'ın heterodoks yorumu, Anadolu Türk geleneği ve Şii-Alevi unsurları bir araya getiren özgün bir sentezi yansıtır. 15-16. yüzyıllarda kurumsallaşan Bektaşi tarikatı bu öğretilerin etrafında biçimlendi.
Yeniçerilerle Bağ
Osmanlı yeniçeri ocağı kendisini Hacı Bektaş-ı Veli'nin manevi himayesinde kabul ederdi. Bu kurumsal bağ Bektaşiliğe saray ve askeriye içinde bir koruyucu şemsiye sağladı. Duraklama döneminde yeniçeri ocağının artan siyasi ağırlığı Bektaşi tekkelerin nüfuzunu da dolaylı biçimde besledi.
Halk Kültüründeki Yeri
Duraklama döneminde Bektaşilik Anadolu'nun büyük bölümünde yaygın bir halk inanç ve kültür sistemi olarak yaşamaya devam etti. Tekke musikisi, nefes adı verilen dini şiirler ve semah törenleri bu kültürün diri tutulmasını sağladı.
Kadızadeler ile Çatışma
17. yüzyılda güç kazanan Kadızadeliler hareketi tekkeleri ve özellikle Bektaşi uygulamalarını bid'at sayarak yasaklanmasını talep etti. Bununla birlikte yeniçerilerle kurulan bağ tarikatın tümden bastırılmasını önledi.