Saray Şehnamecisi Görevi
Osmanlı sarayında şehnamecilik (resmî tarih yazarlığı) kurumu, padişahların hükümdarlık dönemlerini kahraman anlatısı biçiminde kaleme aldırmak için oluşturulmuştu. Seyyid Lokman, III. Murad döneminde bu göreve atandı; padişahın seferlerini, zaferlerini ve önemli olaylarını manzum ve nesir karışımı bir dille aktardı. Şehname geleneği İran edebiyatından besleniyordu; ancak Osmanlı şehnamecileri bu mirası yerel tarihsel içerikle harmanlayarak kendine özgü bir tür geliştirdiler.
Minyatürlü Şehnameler
Seyyid Lokman'ın en tanınan yapıtları, saray nakkaşhanesinde hazırlanan zengin minyatürlü el yazmalarıdır. Şehname-i Selim Han, II. Selim dönemi olaylarını anlatırken içerdiği minyatürlerle saray törenleri, savaş sahneleri ve gündelik hayata ilişkin görsel belgeler sunar. Aynı şekilde III. Murad dönemini anlatan eserler, bu dönemin minyatür üslubunun en yetkin örneklerini barındırmaktadır. Bu el yazmalarındaki minyatürler, bugün İstanbul, Viyana, Dublin ve Chester Beatty kütüphanelerinde bulunmakta olup Osmanlı kültür tarihinin vazgeçilmez görsel kaynakları olarak değerlendirilmektedir.
Tarihsel Değeri
Seyyid Lokman'ın eserleri salt edebi açıdan değil, tarihsel açıdan da büyük değer taşır. Osmanlı sarayının kendini nasıl sunmak istediğini, hangi olayları vurguladığını ve ne tür bir meşruiyet söylemi kurduğunu ortaya koymaktadır. Bu belgeler hem dönemin olaylarına ilişkin birincil kaynaklar olarak hem de resmî ideoloji ve söylemin çözümlenmesi için eşsiz malzeme sunar. Şehnamecilik geleneği, III. Murad döneminde kurumsal olgunluğunun doruğuna ulaşmış; Osmanlı saray kültürünün en özgün ürünlerinden birini oluşturmuştur.