Kimliği ve Doğum Tarihi
Mihrimah Sultan, Kanuni Sultan Süleyman ile Hürrem Sultan'ın kızıdır. Doğum günü ve yılı kesin biçimde kaydedilmemiştir; babasının saltanatının ilk yıllarında, yaklaşık 928/1522'de dünyaya geldiği tahmin edilir. Bu nedenle 1522 yılı kesin tarih değil, kaynakların kronolojisinden çıkarılan yaklaşık bir tarihtir. Belgelerde adı “Mihr ü Mâh” yazılışına yakın görünür; günümüzde Mihrimah biçimi yerleşmiştir ve Farsçada güneş ile ayı birlikte çağrıştırır.
Kanuni ile Hürrem'in hayatta kalan tek kızı olması, saray içindeki yerini güçlendirdi. Eğitimine ilişkin ayrıntılı bir ders programı bilinmese de mektupları, vakıf yönetimi ve saray protokolündeki konumu, yüksek düzeyde eğitim aldığını gösterir. Onu yalnız “iki caminin bânisi” diye tanıtmak, hanedan, diplomasi ve vakıf yönetimindeki uzun faaliyetini daraltır.
Rüstem Paşa ile Evliliği ve Çocukları
Mihrimah Sultan ile Diyarbekir Beylerbeyi Rüstem Paşa'nın düğünü Receb 946'da, Kasım 1539'da, şehzadeler Bayezid ve Cihangir'in sünnet şenlikleriyle birlikte yapıldı. Rüstem Paşa daha sonra iki dönem veziriazam oldu. Damat adayının cüzzamlı olduğu iddiasını bir doktorun üzerindeki bite bakarak çürüttüğü yolundaki meşhur hikâye, geç siyasî çekişmelerin ürünü kabul edilir; güvenilir tıbbî vaka gibi aktarılmamalıdır.
Evlilikten Ayşe Hümaşah Sultan ile Osman Bey'in doğduğu bilinir; kaynaklarda başka çocuklara ilişkin farklı kayıtlar da vardır. Ayşe Hümaşah'ın evlilikleri ve çocukları, Mihrimah Sultan'ın hanedan ile üst yönetim aileleri arasındaki bağını sonraki kuşağa taşıdı. 1561'de Rüstem Paşa'nın ölümünden sonra Mihrimah Sultan yeniden evlenmedi ve kendi saray, vakıf ve hane örgütünü yönetmeyi sürdürdü.
Siyasi ve Diplomatik Konumu
Mihrimah Sultan resmî bir devlet makamı taşımadı; buna rağmen annesi, babası, eşi ve kardeşleri arasındaki güven ilişkisi ona siyasî aracılık imkânı verdi. Diplomatik hediyeler, elçiler ve hanedan yazışmaları hakkındaki kayıtlar, yabancı gözlemcilerin de onu sarayda etkili bir isim olarak gördüğünü gösterir. Ancak her padişah kararını ona bağlamak ya da onu gizli bir hükümdar gibi sunmak, belgelerin sınırını aşar.
Şehzade Mustafa'nın 1553'te idamına giden süreçte Mihrimah Sultan, Hürrem Sultan ve Rüstem Paşa'nın tek bir tertip içinde hareket ettiği anlatısı popüler tarihte sık tekrarlanır. Çağdaş raporlar saray rekabetini gösterse de kararın bütün sorumluluğunu bu üç kişiye yüklemek, padişahın iradesini, askerî siyaseti ve şehzadeler arasındaki mücadeleyi basitleştirir. Mihrimah Sultan'ın nüfuzu kabul edilmeli, fakat kaynakların kanıtlamadığı kişisel emirler ona atfedilmemelidir.
Babası 1566'da öldükten sonra kardeşi II. Selim döneminde de hanedan içindeki kıdemli konumunu korudu. Selim'in eşi Nurbânû Sultan'ın yükselişiyle saraydaki kadınlar ağı yeni bir biçim alsa da Mihrimah'ın büyük serveti, vakıfları ve diplomatik çevresi etkisini sürdürmesini sağladı.
Üsküdar Külliyesi
Mihrimah Sultan'ın Üsküdar iskelesine yakın külliyesi cami, medrese, imaret, sıbyan mektebi, han ve çeşme gibi birimlerden oluşuyordu. Üsküdar Mihrimah Sultan Camii 954/1547-48'de tamamlandı. Deniz ve kara yollarının kesiştiği konumu, yapının ibadet kadar yolcu, öğrenci ve yoksullara hizmet eden bir vakıf merkezi olduğunu gösterir.
Mimar Sinan'ın tasarladığı külliyede geniş saçaklı son cemaat yeri ve kıyı siluetine yayılan yatay kurgu öne çıkar. Bugün bütün yardımcı yapılar ilk durumuyla korunmamıştır; bu nedenle ziyaretçinin gördüğü cami ile XVI. yüzyıldaki vakıf kompleksinin tamamı birbirine eşit sayılmamalıdır.
Edirnekapı Külliyesi ve Diğer Vakıfları
Edirnekapı'daki ikinci büyük vakıf, surların en yüksek noktalarından birinde kuruldu. Edirnekapı Mihrimah Sultan Camii ve külliyesi 1560'ların ortasında tamamlandı. Tek kubbeli harimi çevreleyen çok sayıdaki pencere, yapıya dikkat çekici bir aydınlık verir. İnternette yaygın olan, iki caminin güneş ve ayın aynı anda görüldüğü özel bir aşk şifresiyle konumlandırıldığı hikâyesinin çağdaş belgeye dayanan tarihî bir açıklama olmadığı belirtilmelidir.
Mihrimah Sultan ayrıca su yollarına, çeşmelere ve farklı şehirlerdeki hayır hizmetlerine kaynak ayırdı. Mekke ve Medine'ye yönelik yardımlar ile İstanbul'un su ihtiyacına katkılar, vakıf faaliyetinin yalnız iki anıtsal camiden ibaret olmadığını gösterir. Vakfiyeler, mülk ve gelirlerin görevlilere, bakıma ve günlük hizmetlere nasıl tahsis edildiğini kaydeder.
Ölümü ve Mirası
Mihrimah Sultan 25 Ocak 1578'de İstanbul'da öldü. Kendi külliyelerindeki türbelerden birine değil, Süleymaniye Camii haziresinde babası Kanuni Sultan Süleyman'ın türbesine gömüldü. Bu defin tercihi, hanedan içindeki özel yerinin güçlü bir göstergesidir.
Mirası mimari, malî ve siyasî boyutları birlikte ele alındığında anlaşılır. Mihrimah Sultan ne yalnız romantik Sinan efsanesinin kahramanı ne de bütün saray kararlarını yöneten gizli bir aktördür. Belgelerin gösterdiği kişi; hanedan mensubiyetini geniş bir vakıf programına, diplomatik aracılığa ve kuşaklar arası bir aile ağına dönüştüren güçlü bir XVI. yüzyıl Osmanlı sultanıdır.
Kaynaklar
- Mustafa Kaçar, “Mihrimah Sultan” maddesi, TDV İslâm Ansiklopedisi — doğum belirsizliği, evliliği, ailesi, vakıfları ve ölüm tarihi için temel akademik başvuru.
- Leslie P. Peirce, The Imperial Harem: Women and Sovereignty in the Ottoman Empire, Oxford University Press, 1993 — hanedan kadınlarının siyasî ve kurumsal konumu.
- Gülru Necipoğlu, The Age of Sinan: Architectural Culture in the Ottoman Empire, Reaktion Books, 2005 — iki külliyenin hamilik, vakıf ve mimarlık bağlamı.
- M. Çağatay Uluçay, Padişahların Kadınları ve Kızları, Türk Tarih Kurumu — aile ilişkileri ve saray biyografisi için başvuru.
- Semavi Eyice, “Edirnekapı Camii ve Külliyesi” maddesi, TDV İslâm Ansiklopedisi — ikinci külliyenin yapı tarihi ve mimarisi.