Sultan II. Selim

Osmanlı Devleti’nin on birinci padişahı
Nigârî geleneği esas alınarak resmî hükümdar portresi düzeninde canlandırılan Sultan II. Selim

Sultan II. Selim, Kanuni Sultan Süleyman ile Hürrem Sultan’ın oğlu ve Osmanlı Devleti’nin on birinci padişahıdır. Sekiz yıllık saltanatı, yönetimin büyük ölçüde Sokollu Mehmed Paşa’nın elinde olduğu bir dönemdir; Kıbrıs’ın fethi (1571), İnebahtı yenilgisi ve ardından donanmanın yeniden inşası ile Edirne’deki Selimiye Camii bu dönemin belirleyici başlıklarıdır.

Sultan II. Selim Kimdir?

Sultan II. Selim, Osmanlı Devleti’nin on birinci padişahıdır. Babası Kanuni Sultan Süleyman, annesi Hürrem Sultan’dır. 28 Mayıs 1524’te İstanbul’da doğdu; babasının Zigetvar seferinde ölümü üzerine 1566’da tahta çıktı ve 15 Aralık 1574’teki ölümüne kadar sekiz yıl saltanat sürdü. Açık teni ve sarı-kumral sakalı sebebiyle kaynaklarda ve halk dilinde “Sarı Selim” olarak anılır.

Bir kimlik uyarısı gereklidir: bu sayfa II. Selim’i (1566-1574) anlatır. Dedesi Yavuz Sultan Selim (I. Selim, 1512-1520) ve 18. yüzyıl sonunun reformcu padişahı III. Selim (1789-1807) ayrı kişilerdir.

Şehzadelik Yılları ve Taht Yolu

Selim, Hürrem Sultan’ın hayatta kalan oğulları arasında taht için en önde görünen isim değildi. Ağabeyi Şehzade Mehmed 1543’te genç yaşta öldü; öbür ağabeyi Şehzade Mustafa (Mahidevran’ın oğlu) 1553’te babasının emriyle boğduruldu. Son büyük rakibi öz kardeşi Şehzade Bayezid ile mücadelesi ise fiilî bir iç savaşa dönüştü: 1559’daki Konya savaşında Bayezid yenildi, İran’a sığındı ve 1561’de Safevîler tarafından Osmanlı temsilcilerine teslim edilerek oğullarıyla birlikte idam edildi. Böylece Selim, babası öldüğünde tek vâris olarak kaldı.

Sancak yıllarını Konya, Manisa ve Kütahya’da geçirdi. 1566’da Kanuni Zigetvar kuşatması sırasında ölünce, ordunun başındaki Sadrazam Sokollu Mehmed Paşa padişahın ölümünü haftalarca gizledi; Selim İstanbul’da cülûs edip orduyu Belgrad’da karşıladı.

Sokollu Mehmed Paşa’nın Yönetimi

II. Selim dönemi, yönetimin büyük ölçüde sadrazamın elinde olduğu bir dönemdir. Babasından devraldığı Sokollu Mehmed Paşa’yı saltanatı boyunca görevde tuttu; devlet işlerinin gündelik yürütülüşü, diplomasi ve büyük kararların hazırlanması ağırlıkla Sokollu’nun üzerindeydi. Selim’in kendisi seferlere çıkmadı; saltanatını çoğunlukla İstanbul ve Edirne’de geçirdi. Bu, ordunun başında sefere çıkmayan ilk Osmanlı padişahı olarak anılmasına yol açtı ve sonraki yüzyılın “sadrazam eksenli” yönetim tarzının erken bir örneği oldu.

Bu tablo yine de tek yönlü okunmamalıdır: kritik kararlarda (Kıbrıs seferinin açılması gibi) son söz padişahındı ve Selim, Sokollu’nun temkinli itirazlarına rağmen sefer kararını verdirmiştir.

Kıbrıs’ın Fethi (1570-1571)

Dönemin en büyük askerî girişimi, Venedik elindeki Kıbrıs’ın fethidir. Ada, Doğu Akdeniz ticaret ve hac yollarının üzerinde bir korsan üssü işlevi görüyordu. 1570’te Lala Mustafa Paşa komutasındaki ordu Lefkoşa’yı aldı; uzun bir kuşatmanın ardından Ağustos 1571’de Magosa teslim oldu ve ada Osmanlı idaresine girdi. Kıbrıs’a Anadolu’dan nüfus nakledildi ve ada bir beylerbeyilik olarak örgütlendi.

İnebahtı Yenilgisi ve Donanmanın Yeniden İnşası

Kıbrıs’ın düşüşü, Papalık öncülüğünde Venedik ve İspanya’nın katıldığı bir Haçlı donanması ittifakını (Kutsal Liga) harekete geçirdi. 7 Ekim 1571’de İnebahtı (Lepanto) açıklarında Osmanlı donanması ağır bir yenilgi aldı; gemilerin büyük kısmı ve on binlerce levent kaybedildi. Bu, yüzyıllardır Akdeniz’de yenilmez sayılan Osmanlı denizciliğinin ilk büyük bozgunuydu.

Buna karşılık devletin cevabı dikkat çekicidir: bir kış boyunca tersaneler seferber edilerek donanma yeniden inşa edildi ve 1572 baharında denize çıktı. Sokollu’nun Venedik balyosuna söylediği rivayet edilen söz — “Biz Kıbrıs’ı almakla sizin kolunuzu kestik; siz donanmamızı yakmakla bizim sakalımızı tıraş ettiniz. Kesilen kol yerine gelmez, ama tıraş edilen sakal daha gür çıkar” — dönemin kendine güvenini özetler. 1573’te Venedik barış imzalayıp Kıbrıs’ı resmen bıraktı; 1574’te Tunus, İspanyol himayesinden geri alındı.

Diğer Gelişmeler

Astrahan seferi ve kanal projesi (1569). Rusya’nın güneye inişine karşı Ejderhan (Astrahan) yönünde girişilen sefer başarısız oldu; bu vesileyle gündeme gelen Don-Volga kanalı projesi de sonuçsuz kaldı. Proje, Orta Asya hanlarıyla bağlantı ve Safevîler’i kuzeyden kuşatma fikrinin erken bir örneği olarak anılır.

Endülüs ve Kuzey Afrika. Granada’daki Müslüman (Morisko) ayaklanmasına sınırlı destek verildi; Kuzey Afrika’da Osmanlı nüfuzu pekişti.

Lehistan ve Fransa ile ilişkiler. Sokollu diplomasisi, Lehistan tahtına Fransız adayın seçilmesinde etkili oldu; kapitülasyon düzeni sürdürüldü.

Selimiye Camii

II. Selim’in adını taşıyan en kalıcı eser, Edirne’deki Selimiye Camii’dir. Mimar Sinan’ın “ustalık eserim” dediği yapı 1568-1574/75 arasında inşa edildi; padişah caminin tamamlandığını göremeden öldü. Merkezî kubbesi ve dört ince minaresiyle Osmanlı mimarlığının zirvesi kabul edilir ve 2011’de UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmıştır. Caminin İstanbul’da değil Edirne’de yapılması, Selim’in bu şehre düşkünlüğüyle açıklanır.

Kişiliği ve “Sarhoş Selim” Meselesi

II. Selim şiirle uğraşan, sohbet ve eğlence meclislerine düşkün bir hükümdardı; “Selîmî” mahlasıyla şiirleri vardır. Popüler anlatıda “Sarhoş Selim” lakabıyla anılması ise dikkatle ele alınmalıdır: içkiye düşkünlüğü dönem kaynaklarında da geçer, fakat bu lakabın yaygınlaşmasında saltanatını sefere çıkmadan geçirmesine yönelik eleştirilerin ve sonraki yüzyılların keskinleşen anlatısının payı büyüktür. Yönetimi fiilen Sokollu yürüttüğü için dönem, padişahın kişisel zaaflarına rağmen devlet çarkının işlediği bir dönem olarak değerlendirilir.

Ölümü

II. Selim, Aralık 1574’te Topkapı Sarayı hamamında geçirdiği bir düşme/rahatsızlanma sonrasında 15 Aralık 1574’te öldü. Ayasofya’nın haziresinde, Mimar Sinan’ın yaptığı türbesine defnedildi; bu, Ayasofya haziresine gömülen ilk padişahtır. Yerine oğlu III. Murad geçti.

Ailesi

Babası Kanuni Sultan Süleyman, annesi Hürrem Sultan’dır. Eşi Nurbânû Sultan, oğlu III. Murad’ın annesidir ve III. Murad döneminde “valide sultan” unvanını taşıyan ilk hanımlardan biri olarak sarayda büyük nüfuz kazanacaktır. Kızları arasında İsmihan (Esmehan) Sultan, Sadrazam Sokollu Mehmed Paşa ile evliydi.

Sık Karıştırılan Bilgiler

  • II. Selim ≠ Yavuz ≠ III. Selim: Yavuz Sultan Selim dedesidir (1512-1520); III. Selim ise 18. yüzyıl sonunun padişahıdır (1789-1807).
  • İnebahtı savaşı Kıbrıs’ı geri kazandırmadı: Yenilgiye rağmen Venedik 1573 barışında Kıbrıs’ı resmen Osmanlı’ya bıraktı.
  • Selimiye İstanbul’da değildir: Edirne’dedir; İstanbul’daki Sultan Selim (Yavuz) Camii ayrı yapıdır.
  • “Sefere çıkmayan ilk padişah” ifadesi saltanat dönemi içindir: Şehzadeliğinde orduyla bulunmuştur; padişah olarak ordunun başında sefere çıkmamıştır.

Sık Sorulan Sorular

Sultan II. Selim kimdir?

Kanuni Sultan Süleyman ile Hürrem Sultan’ın oğlu, 1566-1574 arasında saltanat süren on birinci Osmanlı padişahıdır.

II. Selim döneminde Kıbrıs ne zaman fethedildi?

Sefer 1570’te başladı; Lefkoşa 1570’te, Magosa Ağustos 1571’de alındı ve ada Osmanlı idaresine girdi.

İnebahtı yenilgisinin sonucu ne oldu?

Donanma 1571’de ağır kayıp verdi, fakat bir kışta yeniden inşa edildi; 1573’te Venedik barış yaparak Kıbrıs’ı resmen bıraktı, 1574’te Tunus geri alındı.

Selimiye Camii’ni kim, ne zaman yaptı?

Mimar Sinan, II. Selim adına Edirne’de 1568-1574/75 arasında inşa etti; Sinan bu yapıyı ustalık eseri sayar.

II. Selim nasıl öldü?

Aralık 1574’te sarayın hamamında rahatsızlanıp 15 Aralık 1574’te öldü; Ayasofya haziresindeki türbesine defnedildi.

Kaynakça

  • Feridun M. Emecen, “Selim II” maddesi, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 36, 2009, s. 414–418.
  • Halil İnalcık, Osmanlı İmparatorluğu: Klasik Çağ, 1300-1600, çev. Ruşen Sezer, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 2003.
  • İdris Bostan, “İnebahtı” maddesi, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 22, 2000, s. 287–289.
  • İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, c. 3, Türk Tarih Kurumu, Ankara (çeşitli baskılar).
Diğer isimleri: II. Selim, Sarı Selim, Selim Han