Savaşın Fitilini Ateşleyen Gelişmeler
1568'den beri Osmanlı ile Avusturya Habsburgları arasında imzalanan barış antlaşmasına dayalı görece istikrarlı bir dönem yaşanıyordu. Avusturya bu barış süresince yıllık bir vergi ödemeyi kabul etmişti; ancak bu ödemeler zaman zaman geciktiriliyor ya da eksik yapılıyordu. Hırvatistan ve Bosna sınırlarında Avusturya destekli akınlar Osmanlı topraklarını rahatsız ediyordu. Bosna Beylerbeyi Telli Hasan Paşa, bu saldırılara karşılık vermek için Avusturya topraklarına akınlar düzenledi; bin esir ve çok sayıda ganimet ele geçirdi. Ancak Avusturya, bu harekâtı büyük bir karşı saldırı için bahane olarak kullandı.
Savaş İlanı ve Divandaki Tartışma
4 Temmuz 1593'te Osmanlı divanında Avusturya'ya karşı resmi savaş açılmasına karar verildi. Divanda Telli Hasan Paşa'nın eylemlerinin Avusturya'ya savaş açmak için bahaneler sunduğu ileri sürüldüyse de savaş yanlıları üstün geldi. III. Murad, savaşın başlangıcında ordunun başına geçmedi; seferin yönetimini sadrazamlara bıraktı. Bu tercih, ilerleyen dönemde sahada eşgüdüm sorunlarına yol açtı.
Uzun Savaşın İlk Evreleri
Savaşın ilk yıllarında çarpışmalar Macaristan topraklarında yoğunlaştı. Osmanlı kuvvetleri bazen ilerledi, bazen geri çekildi. Avusturya'nın üstün topçu ve tüfekçi kuvvetleri, Osmanlı süvari ağırlıklı savaş anlayışına karşı ciddi bir tehdit oluşturuyordu. Savaş, III. Murad'ın ömrü boyunca sonuca kavuşamadı; padişah 1595'te hayatını kaybettiğinde savaş hâlâ sürmekteydi. III. Mehmed döneminde Haçova'da önemli bir zafer kazanıldı; ancak savaş ancak 1606'da Zitvatorok Antlaşması'yla noktalandı.