Seferin Arka Planı
Osmanlı'ya bağlı Boğdan ve Eflak voyvodalarının Lehistan ile ittifak kurması, Ukrayna Kazaklarının Karadeniz kıyılarına saldırması ve Lehistan'ın bu Kazaklara destek vermesi, seferin diplomatik gerekçesini oluşturdu. Genç Osman, Osmanlı devletinin otorite ve prestijini yeniden tesis etmek amacıyla orduyu 21 Mayıs 1621'de İstanbul'dan hareket ettirdi. Kırım Hanı Canıbek de Hotin önlerinde Osmanlı ordusuna katıldı.
Kuşatmanın Seyri
Hotin Kalesi'nin kuşatması zorlu bir süreç oldu. Şiddetli bahar yağmurları ilerlemeyi güçleştirdi; yeniçeriler homurdanmaya, hatta firar etmeye başladı. Birden fazla hücum girişimi başarısızlıkla sonuçlandı; Budin Beylerbeyi Karakaş Mehmed Paşa ve Doğancı Ali Paşa şehit oldu. Yeniçerilerin yağmaya dalması ve disiplinsiz tutumu, sefer boyunca en büyük sorun olarak öne çıktı. Lehliler ağır kayıplar vermesine rağmen direndi; kale alınamadı.
Antlaşma ve Dönüşüm
Kışı Hotin önlerinde geçirmeyi düşünen Genç Osman, ordunun direncini kıramayınca Lehlilerin barış teklifini kabul etmek zorunda kaldı. 9 Ekim 1621'de imzalanan antlaşmaya göre Hotin Kalesi Boğdan voyvodalığına bırakıldı; Lehistan Kazak akınlarını durdurmayı, Kırım ise Lehistan'a akın yapmamayı taahhüt etti. Kesin bir zafer olmasa da şartlar Osmanlı lehine görünüyordu; İstanbul'da Genç Osman muzaffer gibi karşılandı. Ancak asıl önemli olan, padişahın sefer boyunca ordunun ne denli çürüdüğüne bizzat tanıklık etmesi ve yeniçerileri kaldırmaya karar vermesiydi. Bu karar, 1622 darbesini ve Genç Osman'ın ölümünü doğrudan tetikleyecekti.