Ebû Eyyûb el-Ensârî'nin Kabrinin Keşfi
Hz. Ebû Eyyûb el-Ensârî, Hz. Muhammed'in Medine'ye hicretinde onu evinde ağırlayan sahâbîdir. 669 yılında Emevîlerin Konstantinopolis kuşatması sırasında şehit düşmüş ve surların dışına defnedilmişti. Kabri zamanla kaybolmuş, ancak İstanbul'un fethinden sonra Akşemseddin tarafından keşfedilmiştir. Bu keşif, fethin manevi boyutunu güçlendiren önemli bir olay oldu.
Caminin İnşası
Fatih Sultan Mehmed, kabrin keşfinin ardından buraya bir cami, türbe, medrese ve hamam yaptırdı. 1458 yılında tamamlanan Eyüp Sultan Camii, İstanbul'un fethinden sonra inşa edilen ilk büyük camilerden biri oldu. Yapı, İstanbul'un İslam kimliğinin en güçlü sembollerinden biri haline geldi.
Kılıç Kuşanma Törenleri
Eyüp Sultan Camii, Osmanlı tarihinde özel bir öneme sahiptir çünkü padişahların cülus (tahta çıkış) törenlerinin ayrılmaz bir parçası olan kılıç kuşanma merasimi burada yapılırdı. Her yeni padişah, tahta çıktıktan sonra Eyüp Sultan'a gelerek Hz. Ömer'in veya Osman Gazi'nin kılıcını kuşanırdı. Bu gelenek, Osmanlı hanedanının meşruiyetini pekiştiren önemli bir ritüeldi.
Yeniden İnşa ve Günümüz
Orijinal Eyüp Sultan Camii, 1798 yılında Sultan III. Selim tarafından yıkılıp yeniden inşa ettirilmiştir. Bugünkü yapı bu dönemden kalmaktadır. Ancak Fatih döneminde kurulan gelenekler ve mekânın manevi önemi aynen devam etmektedir. Eyüp Sultan Camii ve çevresi, İstanbul'un en çok ziyaret edilen dini mekânlarından biri olmaya devam etmektedir. Cami çevresindeki tarihi mezarlık, Osmanlı kültürünün zenginliğini yansıtan önemli bir mirastır.