II. Abdülhamid tahta çıktıktan kısa süre sonra Dolmabahçe ve Topkapı saraylarını terk ederek Yıldız Sarayı'na yerleşti. Yıldız, zamanla büyük bir saray kompleksine dönüştürüldü: içinde tiyatro, fotoğraf atölyesi, çiçek serası, ahır ve çeşitli daireler yer alıyordu.
Abdülhamid, saraydan yönetim anlayışını gizli bir hafiye teşkilatıyla pekiştirdi. Ülkenin dört bir yanına yerleştirilen muhbirler siyasi gelişmeleri, muhalif figürleri ve olası tehlikeleri saraya raporladı. Telgraf ağının yaygınlaşması bu istihbarat sistemini daha da etkin kıldı; padişah vilayet valilerini ve askeri komutanları doğrudan telgrafla denetleyebildi.
Yıldız Sarayı aynı zamanda uluslararası ziyaretçilerin, yabancı elçilerin ve önemli konukların ağırlandığı diplomatik bir mekâna da dönüştü. Abdülhamid'in fotoğrafçılığa ilgisi bilinmektedir; sarayda kurduğu fotoğraf koleksiyonu ülkenin çeşitli bölgelerine ilişkin görsel kayıtlar içeriyordu.