Tahta Çıkış ve Kabakçı İsyanının Gölgesi
II. Mahmud, 20 Temmuz 1785'te İstanbul'da doğdu. Annesi Nakşidil Sultan'ın Fransız asıllı olduğuna dair rivayetler bugün tartışmalı olmakla birlikte saray eğitimi oldukça kapsamlıydı. Amcazadesi III. Selim'in 1808'de şehit edilmesinin hemen ardından, Alemdar Mustafa Paşa'nın baskısıyla IV. Mustafa tahttan indirildi ve II. Mahmud padişah ilan edildi. Tahtın kenarındaki bu kaotik iktidar değişimi, genç padişahın ilerleyen yıllarda uygulayacağı sert merkezi yönetim anlayışının şekillenmesinde belirleyici oldu.
Sened-i İttifak
Tahta çıkışının hemen ardından, 1808'de Alemdar Mustafa Paşa'nın girişimiyle toplanan ayanlar ile merkezi hükümet arasında Sened-i İttifak imzalandı. Bu belge, Osmanlı tarihindeki ilk anayasal sözleşme niteliğindeydi; taşra ayanlarının haklarını ve yükümlülüklerini güvence altına alıyordu. II. Mahmud bu belgeyi bir denge aracı olarak kabul etmiş olsa da ilerleyen yıllarda taşra güçlerini merkeze bağlama stratejisi bu belgenin ruhunu fiilen sona erdirdi. Sened-i İttifak, Avrupa'daki Magna Carta geleneğiyle kıyaslansa da Osmanlı geleneği içindeki özgün konumuyla ayrı bir tarihsel değer taşır.
Vaka-i Hayriye — 1826
II. Mahmud'un en büyük başarısı, köklü bir kurumu ortadan kaldırma cesaretini göstermesidir. Onlarca yıldır sultanlara boyun eğmeyi reddeden, reform girişimlerini defalarca ezen Yeniçeri Ocağı, 1826'da son hareketini gerçekleştirdi. Padişah, yeni düzenli birlikler kurma girişimini bahane eden yeniçerilerin isyanı sırasında derhal topçularını harekete geçirdi. Et Meydanı'ndaki yeniçeri kışlaları toplarla ateşe verildi, binlerce yeniçeri hayatını kaybetti ya da sürgüne gönderildi. Hayırlı Olay anlamına gelen Vaka-i Hayriye, Osmanlı modernleşmesinin yolunu açan dönüm noktasıydı.
Tanzimat'ın Öncüsü
Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasının ardından II. Mahmud kapsamlı idari ve toplumsal reformlara girişti. Klasik divan bürokrasisi yerini modern nazırlıklara bıraktı; Dahiliye, Hariciye ve Maliye nazırlıkları kuruldu. Devlet memurlarına Batılı tarzda üniformalar giydirildi, sakal ve sarık gibi geleneksel sembollerin resmi dairelerdeki yeri törpülendi. 1831'de kurulan Takvim-i Vekayi, Osmanlı'nın ilk resmi gazetesiydi. Posta teşkilatının altyapısı oluşturuldu, yurtiçi yol inşaatları hızlandırıldı. Avrupa'ya ilk kez kamuya açık burslarla öğrenci gönderilmesi de bu dönemin ürünüdür.
Mısır Sorunu ve Askeri Kriz
II. Mahmud'un iktidarının son on yılında Mısır valisi Mehmed Ali Paşa ile derinleşen çatışma, padişahın tüm reformcu enerjisini olumsuz etkiledi. 1831'de başlayan Osmanlı-Mısır savaşında Osmanlı kuvvetleri ağır yenilgiler aldı; 1839'da Nizip Muharebesi'nde ordu ikinci kez bozguna uğradı. Bu yenilginin haberi İstanbul'a ulaştığında II. Mahmud hasta yatağındaydı. Padişah, Haziran 1839'da 54 yaşında hayatını kaybetti; ardında yarım kalmış reformlar ve derin bir belirsizlik bıraktı. Ölümünden birkaç ay sonra, oğlu Abdülmecid döneminde Tanzimat Fermanı ilan edildi; bu ferman, büyük ölçüde II. Mahmud'un hazırladığı zeminin üzerine inşa edilmişti.
Mirası
II. Mahmud, Gâvur Padişah lakabını gelenekçi muhafazakâr kesimlerden almıştı; ancak tarih onu Osmanlı modernleşmesinin gerçek mimarlarından biri olarak tanımlamaktadır. Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması, taşra güçlerinin merkeze bağlanması, bakanlık sisteminin kurulması ve kamuoyunu bilgilendirme aracı olarak gazetenin yayın hayatına girmesi onun kalıcı mirası olarak değerlendirilir. Tanzimat dönemi ve sonrasındaki tüm Osmanlı reformları, büyük ölçüde II. Mahmud'un açtığı yolda yürümüştür.