Ermeni Meselesi ve Hamidiye Alayları

19. Yüzyıl Sonu Doğu Anadolu Çatışmaları

II. Abdülhamid döneminde Doğu Anadolu'da yaşanan Ermeni-Türk çatışmaları, Hamidiye Alaylarının kurulması ve uluslararası baskılar.

Ermeni Milliyetçiliğinin Yükselişi

19. yüzyılın son çeyreğinde Osmanlı İmparatorluğu'nda Ermeni kimliği ve siyasi talepleri giderek belirginleşti. Rusya'nın himayesinde kurulan Ermeni okulları ve kiliseler, milliyetçi bilincin yayılmasına zemin hazırladı. 1878 Berlin Antlaşması'nın 61. maddesi, Ermeni nüfusun yoğun olduğu Doğu Anadolu vilayetlerinde ıslahat yapılmasını öngörüyordu; bu madde Osmanlı yönetiminin dışarıdan denetlenmesine kapı aralıyordu.

Hınçak (1887) ve Taşnaktsutyun (1890) gibi Ermeni siyasi örgütleri kuruldu. Bu örgütler hem Osmanlı otoritesine karşı silahlı direnişi hem de uluslararası kamuoyuna seslenen faaliyetleri benimsedi.

Hamidiye Alaylarının Kuruluşu

1891'de Abdülhamid, Doğu Anadolu'daki Kürt aşiret reislerini bünyesinde toplayan Hamidiye Süvari Alayları'nı kurdu. Resmi gerekçe Rus sınırına karşı savunma ve bölgesel güvenliğin sağlanmasıydı. Ancak alaylar, Ermeni köylülerine yönelik baskı ve şiddet olaylarında etkin rol oynadı; devlet otoritesinin zayıfladığı bölgelerde fiili güç odaklarına dönüştü.

1894-96 Olayları

1894'te Sason'da başlayan ve 1895-96'da Anadolu'nun pek çok vilayetine yayılan olaylar, büyük can kaybına neden oldu. Ermeni kaynakları onlarca ila yüz binlerle ifade edilen ölüm rakamları öne sürerken Osmanlı kaynakları çok daha düşük rakamlar bildiriyordu. Olaylar, İngiliz, Fransız ve Rus kamuoylarında derin infiale yol açtı; Gladstone başta olmak üzere Avrupalı siyasetçiler Abdülhamid'i şiddetle kınadı. Bu dönem Abdülhamid'in Batı'da "Kızıl Sultan" olarak damgalanmasına yol açtı.

Uluslararası Tepkiler

Avrupa'nın büyük güçleri ortak bir baskı politikası izleyemedi; çıkar çatışmaları ortak bir tavır almayı engelledi. İngiltere kamuoyu baskısıyla harekete geçmeye zorlandı ancak tek taraflı müdahaleden çekindi. Rusya bölgedeki Ermeni nüfusunu kendi nüfuz alanı olarak görüyordu. Fransa ise Osmanlı'daki mali çıkarları nedeniyle temkinli bir tutum sergiledi.

Tarihsel Tartışmalar

Bu dönemde yaşanan olayların niteliği ve boyutu, tarihçiler arasında tartışmalı olmaya devam etmektedir. Ermeni kaynakları sistematik bir imha politikasından söz ederken, bazı Türk tarihçiler olayları isyanın bastırılması bağlamında değerlendirmektedir. 1894-96 olayları, 1915'teki gelişmelerden önce Ermenilerin maruz kaldığı şiddetin bir habercisi olarak uluslararası tarihin önemli bir sayfası olarak yerini korumaktadır.