1891'de II. Abdülhamid, Kürt aşiret reislerini bünyesinde toplayan düzensiz süvari alaylarını oluşturdu. Bunlar, kendi adını taşıyan Hamidiye alayları olarak anıldı. Rus Kazak birliklerini model alan bu alaylar askerlik ve silah eğitimi aldı; Doğu Anadolu'daki Osmanlı Ordusu'nun yardımcı kuvvetleri olarak konumlandırıldı.
Hamidiye alaylarının stratejik işlevleri çok boyutluydu: kuzeydoğu sınırında Ruslara karşı tampon bölge oluşturmak, Ermeni milliyetçi faaliyetlerini frenlemek ve Kürt aşiret reislerini devlet otoritesine bağlamak. Alayların zirve döneminde mensup sayısı elli binden fazlaya ulaştı.
Hamidiye alaylarının pratikte ciddi sorunlara yol açtığı görüldü: bazı alaylar köyleri yağmaladı, Ermeni nüfusa saldırdı ve merkezi otoritenin dışında hareket etti. Özellikle 1894-96 olaylarında Hamidiye alaylarının şiddeti artırdığı yönünde güçlü kanıtlar mevcuttur. Alayların denetimsiz yapısı ne Osmanlı Devleti'nin çıkarlarına ne de bölge halkının güvenliğine hizmet etti.